Anne dizisi, Japon orijinaline benziyor mu?

Burcu B. Bilgin

Rahmetli babaannem anneme, ”Şöyle acıklı bir roman ver de hüngür hüngür ağlayayım, içim açılsın” dermiş. Aslında babaannem bu konuda yalnız değil. Çünkü biz toplum olarak mendiller ıslanana, gözlerimiz şişene kadar ağlamayı severiz. Rahmetli gibi sonunda içimiz açılıyor galiba. Gerçi komedi filmleri de gişe rekoru kırar ama her konuda biraz zıtlıklarla dolu olduğumuzdandır sanırım.

Şimdi buradan şuraya yürüyeceğim. İki gündür çok bahsi geçen bir yerli dizi var: Anne… Başrolünü Cansu Dere, Vahide Perçin, Gonca Vuslateri ve minik oyuncu Beren Gökyıldız paylaşıyor. Gerçi yerli dizilere vakit ayıramıyorum ama hadi izleyeyim, hatta  madem bir iş yaptım, tam yapayım dedim ve orijinali olan Japon dizisi Mazaa’yı da seyrettim. İkisinin karşılaştırmasını buyrun bakalım…

1-Schindler’in Listesi hayranlığı: Şimdi konu açılmışken, Schindler’in Listesi gelmiş geçmiş en hüzünlü filmlerdendir. En çarpıcı sahnesi ise siyah beyaz insanların içinde kırmızı mantosuyla küçük bir kız… Hem Mazaa, hem de Anne’de de başroldeki çocuğa kırmızı bir manto giydirmişler.

 

Schindler'in Listesi Kırmızı Mantolu Kız

 

Mazaa’daki Michiki karakterini canlandıran çocuk oyuncu Mana Ashida’nın da kırmızı bir mantosu var ama doğrusu bizimki kadar vurgulanmıyor. Anne’nin küçük Melek’inde ise kırmızı manto yanında bir de kırmızı bere var. Üstelik bu bere mühim, ilk sahnede gördük. Gerçi Mazaa’dan başlamış bu iş ama sanırım Anne’nin görüntü yönetmeni Schindler’in Listesi’ni daha fazla seviyor.

İki satır da müzik için konuşayım. Sosyal medyada müziğin de Schindler’in Listesi’ne benzetildiğini okudum. Doğrudur benziyor, ancak bu Mazaa filminin de orijinal müziği.

 

 

2-Yeni bir Üvey Baba mı geliyor?: Japon dizisi Mazaa, ilk sahnelerden küçük kızın okuldaki davranışlarına ve öğretmeniyle diyaloğuna geçiyor. Bizde ise çocuğun çektiği çileler daha jenerik bile akmadan vurgulanmaya başlanıyor. Evde çay demlemeye çalışma, tabureye çıkıp tabak alma, yalnızlık…

Sonrasında ise akıllara zarar bir üvey baba çıkıyor ki 90’lı yılların sonlarında başlayıp, 5 sezon ekranda kalan Üvey Baba dizisini hatırlamamak mümkün değil. Oradaki Lamia’yı canlandıran Burçin Abdullah artık 30’lu yaşlara geldi ama dizi hala unutulmadı.  Japon versiyonunda ise Anne’deki kadar ajite edilmiş bir üvey baba karakteri yok. Yani annenin beraber yaşadığı bir adam var ama ilk bölümde neredeyse görmüyoruz. Umarım Anne dizisinde işin sonu meşhur Üvey Baba Halil’e doğru gitmez.

 

 

3-Çocuk istismarı: Hem Mazaa, hem de Anne’nin konusu geçmişte çektikleri nedeniyle annelik duygusuna uzak bir öğretmenin ailesince istismar edilmiş bir çocuk sayesinde ”gerçek bir anneye dönüşmesi”. Çocuk istismarı ülkemizin en büyük sorunlarından. Hatta istismarı geçtik tacizi, tecavüzüyle…

Ancak böylesine önemli bir konu da net, drama boğulmadan, ”çok ağladık, gözyaşı döktük, mendil ıslattık” diyen tribünlere fazla selam çakmak amacıyla yoldan çıkmadan işlenmeli. Unutulmamalı ki, Hayat Güzeldir filminde hiç ağlak bir sahne yoktu, aksine oğluna sevimli oyunlar oynayarak ölüme giden babanın bu hali gözyaşına boğmuştu. Yeşil Yol, John Coffey’nin ”Yoruldum patron” diye başlayan tek bir sahnesiyle o acıyı vermişti. Burada da maharet senaristlere kalıyor.

 

Anne dizisi Melek Burçin Gökyıldız

 

4- Diğer uyarlamalara göre iyi ancak: Aslında ilk bölümlerden erken konuşmamak lazım. Çünkü Türkiye’de diziler ilerleyen bölümlerde nedense sıklıkla bozuluyor.  Buna karşın, anlattığım üvey baba karakterinin işlenişi, bazı uzayan sahneler gibi ufak sıkıntılar dışında Anne’nin Japon dizisinin özünden ”şimdilik” çok ayrılmadığını söyleyebilirim.

Ancak Amerikan dizisi Revenge’in uyarlaması İntikam’da olduğu gibi ”şu karakter Türkiye’ye gitmez, atalım”, ”şuraya yeni karakter girsin” gibi durumlara sapılırsa Anne’yi de aynı son bekler.

 

Mazaa dizisi

 

5- Sıcak oyunculuk ve başarılı görüntü yönetimi: Tabii Mazaa bir Japon dizisi, onların sinema anlayışları farklı. Mesela her şeyi olduğu gibi anlatıyorlar, bizde ise dizi süreleri de uzun olduğu için detaylı bir anlatım var.

Oyunculuklara gelince, Mazaa’nın çocuk oyuncusu da çok şirin, doğal ve başarılı. Ancak küçük Burçin tam bir yetenek, bütün oyuncuları da gölgede bırakıyor. Cansu Dere fazlasıyla cool ama Japon oyuncu Yasoko Matsuyuki da öyle. Bu karakterin yapısı bu esasen, biraz soğuk. Bu bölümde ufaklıkla beraber en çok beğendiğim oyuncu ise Gonca Vuslateri oldu.

Görüntü yönetimini üstlenen Ercan Özkan için ise ayrı bir parantez açmak lazım. Canlı renkler, duru bir görüntü, kırmızı bere, tüy gibi leit motiflerin uygun kullanımı ile diziyi izlenebilir kılmış.

 

Mazaa

 

6-Biri 1, diğeri neredeyse 2 saat: Mazaa dizisi 1 saat 10 dakika, Anne 1 saat 45 dakika sürüyor. 35 dakika ise senaryo sayfasıyla 35 sayfa demek. Bu da diziler için yeni sahneler icat etme, diyaloglar koyma, en fenası da müzikle uzun uzun İstanbul manzarası, odanın içi, sokakların gösterilmesi, uzun bakışmalar vs. demek.Burada da konu belli, uzatmak için bir şeyler yapılması lazım. Bu da işte tehlike potasına girmek anlamına geliyor. Üstelik de 10 bölüm olan Japon dizisi bitince hala bu dizi sürerse ne yapacaklar onu bilmiyorum.

 

Anne dizisi Melek

 

7-Küçük oyuncu ne olacak?: Evet, başka ülkelerde de dizilerin küçük oyuncuları var. Mesela Stranger Things kadrosunun yarısı çocuklardan oluşuyor. Game of Thrones’da Lyanna Mormont’u canlandıran oyuncu 11 yaşında. Once Upon a Time serisinin Henry’si 7 sezonda çocukken delikanlı oldu. Ancak onlarda dizilerin bir sezonu 10 bölüm. Yani çekiliyor, bitiyor, sonra zaten en az 1 yıl dizi tatil oluyor. Dizilerin 1 bölümün süresi ortalama 45-50 dakika. Çalışma şartları, tatiliydi, molasıydı, iş disipliniydi hepsi farklı.

7 yaşındaki bir oyuncunun yetişkinlerin zor dayandığı şartlarda nasıl çalışacağını doğrusu sadece ben değil sosyal medyadan gördüğüm kadar herkes merak ediyor. 16 yaşındaki Aleyna Tilki’nin dahi sahneye çıkması yasaklanmışken, yarı yaşındaki bir küçüğün setlerde sabahlaması doğru olmaz.

 

Anne dizisi

 

8-Dram sevenler için: Neticede esasen konusu çok benim tarzım sayılmasa da kendi türünde fena bir iş çıkarılmamış denilebilir. Eğer diziye ayıracak bol zamanınız varsa  ve böyle bol gözyaşlı dramlardan hoşlanıyorsanız elbette.

5 Yorumlar: "Anne dizisi, Japon orijinaline benziyor mu?"

  • comment-avatar
    By 3 Ocak 2017 (20:05)

    Dizideki karakterlerin hepsi rolünün hakkını veriyor ve şu aralar severek izlediğim dizilerden ilki Anne. Bu arada burcin değil beren gokyildiz ismi.

    • comment-avatar
      sinekaf 3 Ocak 2017 (22:57)

      Uyarı için teşekkürler. Sehven Burçin Gökyıldız yazılmış, düzelttik.

  • comment-avatar
    Mine 31 Ocak 2017 (23:37)

    Muhtesem muhtesem muhtesem

  • comment-avatar
    Meral Taşdelen 13 Şubat 2017 (00:43)

    Japon versiyonunu seyretim, ama beni bizimki kadar etkilemedi.Bizdeki oyunculuk (Beren,Gonca,bir de üvey baba rolü) konunun önüne geçmiş. Oyuncuları kutluyorum.

  • comment-avatar
    NAIRA 29 Mart 2017 (11:14)

    Dizini aglamadan seyr etmek olmuyor

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

""