Fi: Dizi finali bize ne anlattı?

(Fi/Çi final bölümünü izlemiş olanlar okumalıdır)

Burcu B. Bilgin

Yerli dizilerin aşırı uzunluğundan bıkan izleyicinin alternatifi olarak imdada yetişen internet dizilerinin en popüleri Fi/Çi, final bölümüyle veda etti.

Azra Kohen’in romanlarıyla dizi senaryosunun uyuşmadığı gerekçesiyle yapımcı firmayla ters düşmesi erken vedaya sebep oldu ve izleyiciyi üzdü. Fi’nin final bölümünün ardından hayran teorileri ise havada uçuşmaya başladı. Peki dizi finali bize ne anlattı?

-Can Manay salt kötü biri miydi?: Can (Ozan Güven), küçük yaşta travma geçirmiş, isteklerini hırs, duygularını zaaf haline getiren bir karakterdi. Özge’nin (Berrak Tüzünataç) ”Katil mi, kurban mı, yoksa deli mi?” sorusundaki bütün seçenekleri karşılayan biriydi.

Fi Çi Can Manay Ozan Güven

Eti’nin (Tülay Günal) her zaman korktuğu üzere zaaflarına kapıldığında tehlikeli olan Can, Duru’yu (Serenay Sarıkaya) takıntıl haline getirince yeniden cinayet işledi.

Duru’ya itirafında dinlediğimiz üzere küçükken annesi tarafından terk edilmesi, önce kimsesiz çocuklar yurdu, sonra ıslahevinde geçen yılların yarattığı travma onu bu hale getirmişti.

Fi Can Manay Ozan Güven

-Duru neden yaralı olduğu halde sahnede kaldı?: Duru, Deniz’e (Mehmet Günsür) hayattaki tek amacının annesinin onu ve başarılarını görmesi olduğunu anlattı. Annesinin izlediğini bildiği için yaralı olmasına karşın temsili tamamladı. Bu sahne fazlasıyla Black Swan/Siyah Kuğu filminden esinlenme kokuyordu.

Annesi onu sahnede izlediği ve artık kızı olduğunu kabullendiği için de Duru, misyonunu tamamlamış oldu.

Fi Duru Serenay Sarıkaya

-Duru sakat mı kaldı?: Evet… Duru, temsil öncesinde Can’ın sebep olduğu yaralanmadan sonra temsili tamamlasa da aktif bale hayatı sona erdi. Zaten kendini annesine gösterme konusundaki misyonunu da tamamladığı için gönlü rahat bir şekilde çocuklara bale öğretmeye başladı.

Burada aslında çocuklarla önümüze getirilen, çocukluğu boyunca azap çeken üç karakterden (Özge, Can, Duru) biri olan Duru’nun diğer çocukların mutluluğuna kendini adamasıydı.

Fi

-Kırmızı tüy neyin simgesiydi?: Can’ın Duru’ya gönderdiği ve Deniz’in kostümlerin aynı olması düşüncesiyle bütün itirazlarına karşın Duru’nun temsilde taktığı kırmızı tüy, başkalarından farklı olmanın simgesiydi.

Can, farklılığı ve amacı uğruna her yola başvurmanın metaforu olarak kırmızı tüyü görüyordu. Bu sebeple, kaçmasın diye Duru’nun sağlam ayağını alçıya aldırttığı dönemde onunla konuşurken,”Eğer kırmızı tüyü takmasaydın senin peşine düşmezdim” dedi.

Fi

-Duru ile Deniz ilişkisi ne oldu?: Duru ile Deniz karşılıklı olarak birbirlerine ilişkideki hatalarını sıralayıp bir nevi günah çıkardı.

Duru, Göksel ile de arasındaki buzları eritti. Deniz ile Duru, aşkta ise bir daha bir araya gelemeyecek kadar her şeyi tükettikleri için arkadaş kaldılar, ama ilişkilerinde temiz bir sayfa açtılar.

Fi Duru Serenay Sarıkaya

-Deniz hayatta nereye vardı?: Deniz artık sorun yaşadığı anda mücadele etmeyerek kaçmayı bıraktı. Eteğindeki taşları döktükten sonra Duru ile yeniden, ama dostça bir ilişki başlattı.

Temsil gecesi Duru’nun annesini arayarak kızını izlemesi sağladı. Böylece Duru’nun aktif bale yaşamındaki son temsilini annesi izlemiş oldu. Deniz ise Duru’nun da belirttiği gibi sanata insan kazandırma misyonunu ilerleterek çocuklara müzik öğretmeye başladı.

Fi Deniz Mehmet Günsür

-Özge gerçekten bipolar mıydı?: Özge, annesi gibi bipolar bozukluğu yaşadığını öğrendi ve ilaç kullanmaya başladı. Özellikle uyumadığı, bir düşünceden diğerine hızlıca atladığı, her sorunu çözebileceğini düşünerek düşüncesiz hareketler yaptığı sahnelerde manik dönemi belirgin olarak izledik.

Ancak Can Manay ile ilgili yazısını tamamladıktan sonra ”Zaten hepimiz deliyiz. Deli olmasak burada-Can’ın da final tiradında vurgu yaptığı biçimde dünyayı kastediyor- ne işimiz var?” diyerek ilaçlarını almayı bıraktı.

Fi Özge Berrak Tüzünataç

-Özge ile Sadık Murat Kolhan sahiden kavuştu mu?: Kesinlikle evet… Bazı hayran teorilerinde bu sahnenin Özge’nin hayali olduğunu iddia edilse de böyle bir durum yok. Zira, sonda da başka bir hayal sahnesi olduğu için finalin tamamen hayallerden kurulu olması tuhaf kaçar.

Sadık Murat’ın (Osman Sonant) gönderdiği fidan, sadece belli bölgelerde yetişebilen bir ağaç türüydü ve Sadık, araştırmayı seven Özge’nin bunu çözebileceğini tahmin ediyordu.

Fi Özge Berrak Tüzünataç

Sadık’ın çokça bulunduğu bölgeleri bilen Özge, ipuçlarını birleştirerek sonunda onun uzun süredir gizlendiği kulübesini buldu. Kavuşma sahnesinin ardından fidanı dikmeleri de yine çok başarılı bir metafordu. Çünkü oldukça sorunlu başlayan ilişkileri, fidanın toprağa verilmesiyle sorunlardan ayıklanmış, yeni ve güzel bir başlangıç yapmış oldu.

Fi Sadık Murat Kolhan Özge Berrak Tüzünataç Osman Sonant

Sadık’ın ”Sen neredesin?” diye sorması da Özge’nin Can ile ilgili misyonunu bir türlü tamamlayamamaktan neden sıkıntı duyduğunu açıklıyordu.

Sadık Murat’ın ölüm haberini alan Özge, onun artık yanlışlarının cezasını çektiğinin, ancak bunu sevdiği adama söyleyemeden onu kaybettiğinin farkına vardı.

Fi Sadık Murat Kolhan Özge Berrak Tüzünataç Osman Sonant

Hayatta olduğunu öğrendikten sonra da Can dosyasını kapamak için acele etti. Gazeteciliği ise yeni bir hayat kurmak için geride bıraktı. Sadık’ın ölmediğini anladıktan sonra bu kararı kendi kendine vermişti.

Can’ı hastanede öldürmeye çalışmasının sebebi, onun Sadık Murat’ı öldürttüğünü sanmasıydı. Temsil çıkışı ise artık çaresiz gördüğü Can’a ateş etmedi.

Fi Sadık Murat Kolhan Özge Berrak Tüzünataç Osman Sonant

-Özge bir erkeği nasıl sevdi?: Özge’nin lezbiyen olduğu düşünülse de büyük ihtimalle biseksüeldi.

Sadık Murat, onun için hayatta ilk kez bir şeyleri göze almış ve Özge’yi karşılıksız sevmiş biriydi. Özge ise Sadık’ın o güne kadar kalbini yumuşatmayı başarmış ilk kadındı. Onun için burada salt cinsellikle de açıklanamayacak bir ”kalbin kalbe dokunması” ile ortaya çıkmış özel bir aşk vardı.

Fi Sadık Murat Kolhan Özge Berrak Tüzünataç Osman Sonant

-Doğru intihar mı etti?: Bilge, Doğru’nun ortadan kaybolmasıyla bütün çekmeceleri heyecanla açıp kapattı. Yüksek olasılıkla  silahı alan Doğru canına kıydı. Öyle olmasa dahi ortadan kayboldu.

Fi Bilge Büşra Develi

-Bilge neden klinik psikolog oldu?: Eti, vasiyetinde açık bir şekilde Bilge’nin çok iyi bir psikolog olacağına dair inancını dile getirdi. Bu arada, Bilge’nin Can’a değil, Can’ın Bilge’ye ihtiyacı olduğunun da altını çizdi.

Can, Eti’nin evine saklandığında Bilge’ye ”Bana yardım et” dedi. Bilge de onun yakalanmasının ardından bu yardım çağrısına karşılık Can’a yardım etmeyi seçti. Can’ın yüzündeki hayret ise ona inanan tek kişinin Bilge oluşundandı.

Fi Can Manay Ozan Güven

-Can Manay akıl hastanesinden çıktı mı?: Aslında açık uçlu bir sondu. Ama benim yorumuma göre, Can’ın bembeyaz tasvir edilen hayalinde o hastaneden çıkarak bir kitap yazmıştı, imza günüydü ve Duru gelmişti.

Fi Can Manay Ozan Güven

-Sondaki şarkı kime ait?: Final bölümünün sonundaki şarkı, Muhyiddin Abdal’ın şiirinden Fazıl Say’ın bestelediği bir eser. Besteyi Cem Adrian ve Güvenç Dağüstün seslendiriyor.

Netice olarak dizinin 1 sezon daha ekranda olacağı varsayılsa da belki de bu noktada final yapması iyi oldu. Zaten bölümler bu sezon yine ekrandaki yerli diziler gibi çok uzamıştı. Finalde ise bütün konular bağlandı, ortada soru işareti kalmadı.

Her ne kadar dünyayı baştan yaratacak bir konusu olmasa da karakterler, onları bugüne getiren şartlarla derinlikli olarak işlenmişti.

Fi

Ozan Güven’in ilk sezonda daha iyi olan oyunculuğunu 2. sezonda biraz abartılı, finalde ise diğer 9 bölüme göre daha iyi buldum. Serenay Sarıkaya ise aksine 1. sezona göre 2. sezonda daha iyiydi.

Mehmet Günsür çok parlak değildi, Berrak Tüzünataç zaman zaman aşırıya kaçan mimikler sergilese de karakterin hastalığıyla bağlandığında iyi bir ekran sınavı vermiş olduğunu gördük. Büşra Develi oldukça donuk olan Bilge karakterinde iyiydi.

Fi

Ancak tüm bölümlerin yıldızı Osman Sonant idi. Başlarda yan karakter konumunda olan Sadık Murat Kolhan’ı başarılı oyunculuğuyla zirveye taşıdı.

Fi, genel olarak ekrandaki diğer dizilere göre çıtayı yukarı taşıdı. RTÜK denetiminin de eli kulağındayken umarım gelecekte yine böyle diziler seyredebiliriz.  Bu umudun yok olmaması dileğiyle…

Fi Duru Serenay Sarıkaya

1 Yorum: "Fi: Dizi finali bize ne anlattı?"

  • comment-avatar
    ceren 14 Temmuz 2020 (00:05)

    Dizide kalbimi verdiğim ikili, Sadık ve Özge oldu… En başlarda Sadık’ın Özge’ye olan ilgisini çok iyi işleyemediler fakat sonraları yaptığı itiraflarla güzel bağladıklarını düşünüyorum. “Sen benim iyi bir insan olmak için tek şansımsın”. Özge’yle karşılaştıktan sonra kendisiyle ve yaptıklarıyla ancak yüzleşebilen Sadık’ın salt sevgi ve kalpten ilgisini sonuna kadar hissettik, teşekkürler Osman Sonant! Duru’nun arada kalmışlıkları, devamlı oradan oraya savrulması ve bocalaması bence güzel aksettirildi ekrana. Dizinin oyuncu seçimlerine ba-yıl-dım zaten. İlk sezonda karakterleri tanıyabilmemiz için bambaşka konularda savrulan ve sıkıcı ilerleyen bir dizi olmasına rağmen ikinci sezonda kimlerin neler yapabileceğini öğrendiğimiz, hepsini tanıdığımız için hissettiklerini çok daha iyi anlayabildiğimiz hatta hareketlerini çözümleyebildiğimiz bir dizi haline geldi. Arkada çalsın diye açtığım dizi beni kendine bağladı, özellikle müzikleriyle. Müzik seçimleri çok çok çok başarılı. Kamera açıları çok başarılı. Bazı sahnelerde salt sanat izlediğim hissine vardım… Gel gelelim tüm bu övgülere rağmen Bilge karakterini hiç iyi işleyebildiklerini düşünmüyorum… Özgüvensiz bir üniversite öğrencisi bir anda Can’ın yanında bir iş kadınına dönüştü. Tamam potansiyeli vardı demeye çalıştılar bize bir süre, ama kötü işlediler işte… Bu yazının yazarına da sevgiler, tek tek güzelce açıklamış her şeyi, teşekkürler kendisine 🙂

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.