Mutlu Son: Acı acı güldüren Oscar yarışçısı

Burcu B. Bilgin

Bundan 5 yıl kadar önce Aşk/Amour filmiyle izleyicinin müthiş bir film izlemenin yanında göğsünde büyük bir ağırlıkla sinema salonundan ayrılmasına sebep olan Michael Haneke, bu kez kara mizahla geri döndü: Mutlu Son/Happy End…

Yönetmenin dağınık ve kopuk aile ilişkileri, burjuvazi, hızlı kentleşme, göçmen sorunu,  yaşlılığın ağır sorunları gibi pek çok konuyu aynı potada erittiği filmi, ”En İyi Yabancı Film” dalında Avusturya’nın Oscar adayı…

Alışılagelmiş Haneke filmleri çizgisinden daha yumuşak bir akış izleyerek ayrılan filmde, Amour’da seyrettiğimiz Jean-Louis Trintignant, Oscar adayı Elle’de müthiş bir performans sergileyen Isabelle Huppert, Amelie’nin yakışıklı delikanlısı, şimdinin olgun aktörü Mathieu Kassovitz, genç yetenek Fantine Harduin ve İngiliz aktör Toby Jones var.

Happy End

Film, yaşlılıkla başı dertte olan baba Georges ile aile şirketinin sorumluluğunu taşıyan kızı Anne, başarılı bir doktor olan, ancak çapkınlığı yüzünden ilişkilerini oturtamayan oğlu Thomas, şirketin başına geçmesi gerekirken buna kendini hazır hissetmeyen torunu Pierre’den kurulu Laurent ailesinin çevresinde gelişiyor.

İnşaat devi ailenin oldukça kopuk ve sıkıntılı yaşamlarına bir de Thomas’nın kızı ekleniyor. Annesi hastaneye kaldırılan Ev’in gelişiyle ailenin tuhaf yaşamı iyice değişiyor.

Happy End Mathieu Kassovitz

Ana konu olarak burjuvazi ve aile sorunları ele alınırken, yan hikaye olarak ise inşaat devi Laurent ailesinin çöken bir inşaatları nedeniyle ortaya çıkan sıkıntılar, zengin ailenin yanında çalışan Faslı ailenin problemleri, ülkedeki göçmenler ve sıkıntıları ve hatta sosyal medya eleştirisi de izleyici karşısına geliyor.

Michael Haneke

Her bireyin ev büyüklüğünde odalarda yaşadığı kocaman konakta buz gibi ilişkiler yumağının içine giren ve çevresindeki her şeyi günümüz insanında alışageldiğimiz üzere akıllı telefonla kaydeden Eve’in giderek özündeki gizli şiddet eğilimin ortaya çıkması, filmin sürprizli sonuna doğru bizi taşıyor.

Jean Louis Trintignant Happy End

Filmin ikinci dramatik dönüm noktasında ise torun Eve ile bugüne kadar tanışmadığı dedesi Georges arasındaki tuhaf ve uzak gibi görünse de enteresan bir dostluğa dönüşen ilişki, filmin en başarılı diyaloglarına sahne oluyor.

Bu sahnede Amour filmine yapılan gönderme ise usta yönetmen Haneke’nin çok sevdiğimiz filmini anımsatan çok başarılı bir salvo olarak karşımıza çıkıyor. Filmin yıldızı ise hiç kuşkusuz 12 yaşındaki Fantine Harduin ve her sahnede ağırlığını biraz daha hissettiriyor.

Happy End

Isabelle Huppert’ın canlandırdığı Anne Laurent, otobanda ilerlerken yolun kenarında göçmenlerin sınır geçişlerini engellemek için konulan tel örgülerle pik yapan göçmen sorunu eleştirisi, film boyunca ilginç tüyolarla tekrarlanıyor.

Kara mizahın önemli bir silah olarak kullanıldığı film, karakter ve konu çokluğu sebebiyle izlenmesi çok kolay bir yapım olmasa da akılda kalıcı sahneleriyle Haneke sinemasında ilginç bir yere yerleşiyor. Haneke’nin belki en iyi filmi değil ama akılda kalıcı, izlenmesi gereken bir film. Tavsiye ederim.

Mutlu Son

Yorum Yapılmamış: "Mutlu Son: Acı acı güldüren Oscar yarışçısı"

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

    ""