Delibal: Senaryomuz hasta doktor bey

Burcu B. Bilgin Aslında ''psikolojik dram''  benim ilgi alanım olduğundan gösterime girdiğinden bu yana ısrarla izlemek istediğim ''Delibal'' filmiyle 15 gün geç de olsa tanıştım. İsmini dalları ve yaprakları dahil çevresindeki tüm canlılara zarar veren zehirli bir çiçekten alan film, beni de bir nevi ''kopuk senaryo zehirlenmesine'' sürükledi diyebilirim. En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim filmin başrol oyuncusu Çağatay Ulusoy benim sandığımdan çok ...

Diriliş: Dağdaki Robinson’un Oscar koşusu

Burcu B. Bilgin Dağda tek başınasınız... Bir ayı tarafından saldırıya uğramış, boğazınız boydan boya kesilmiş, ayaklarınız tutmuyor, ağır yaralısınız. Aç ve susuzsunuz. Bir de arkadaşlarınız terk etmiş. Soğuktan insanların kirpikleri buz kesiyor. Çevreden geçip sizi görme olasılığı olan kişiler ise düşman yerliler ya da Fransız birlikleri... Robinson Crusoe'nun ıssız ada macerasından çok daha fazla tehlike arz ediyor değil mi? İzlerken bile ...

Joy: Neşesi sadece isminde

Burcu Bilgin Aslına bakarsanız, sezonun ilk ''duvara toslamasını'' David O. Russell'ın, en sevdiğim iki oyuncu Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ile yaptığı üçüncü filmde yaşadım. İki ünlü yıldızın Hollywood devi Robert de Niro ile başrolü paylaştığı ''Joy'', uzun süredir okuduğum yazılarda Lawrence'a ikinci Oscar yolunu açacak film olarak lanse ediliyordu. Ancak izleyince, filmin baş karakteri Joy'un (Türkçe karşılığıyla Neşe), sadece ismiyle filme ...

The Lobster: Ah o ıstakoz yemi bir kapsaymış!

Burcu B. Bilgin   Bir süredir izlemeyi merakla beklediğim ''The Lobster'' filmini nihayet seyrettim. Özellikle benim gibi distopya severlerin yakın markajında olan yapımdan hiç şüphesiz birçok sinemasever ''çok şey'' bekliyordu. Peki Pandora'nın kutusu açılınca ne çıktı? Yalnızlığı, aşkı, günümüz ilişkilerini, metropol insanının evliliğe bakışını ''mercek altına alan'' ve bunu da distopik bir öyküyle yapan ''The Lobster'', filmi, yakın ...

Nadide Hayat : Lütfiye Çıtır Derin Sularda

Burcu B. Bilgin Aslına bakarsanız tüm yıl karalar bağlamışken, tam yeni yıla yakın böyle filmler izlemeyi seviyorum. Nereden benzettiysem, genel havasından mıdır, isim benzerliğinden midir yönetmen Çağan Irmak’ın son filmi ‘’Nadide Hayat’’, Yılmaz Erdoğan’ın en sevdiğim filmlerinden ‘’Neşeli Hayat’’ etkisi yaptı bana… Biri tam bir yeni yıl, diğeri sıcacık yaz filmi olsa da… Kendini kaybetmiş bireyin yeniden bulma öyküsünü anlatan sıcak ...

Kösele Ayakkabılı Tom Cruise İz Peşinde

Burcu B. Bilgin   Açıkça söylemek gerekirse Tom Cruise’un sevdiğim yanı 53 yaşında olmasına rağmen enerjisinden ödün vermemesi… Tom Cruise’un sevmediğim yanı ise 53 yaşında olmasına rağmen hala enerji levellarını zorlayıp ‘’ben buradayım’’ diye gözümüze gözümüze sokması… Aslına bakarsanız Arnold Schwarzenegger, Sylvester Stallone, Jean Claude Van Damme, hatta bizde Cüneyt Arkın’ın ortak rahatsızlığı bu. ‘’Ben varım’’ ...