İft(ih)arlık Gazoz

Burcu B. Bilgin Babaannem, anneme şöyle dermiş: ''Gelin, bir kitap ver de önce güleyim, sonra ağlamaktan içim çıksın, şöyle bir ferahlayayım''... Babaannem, daha 50'li yaşlarının sonlarındayken aramızdan ayrıldığı için ben pek hatırlamıyorum. Ama herhalde onun genleri ağır bastığı için, rahmetlinin daha o yıllarda tariflediği türün-iyi yapılması kaydıyla-en fanatik izleyicisiyim. İşte ''İftarlık Gazoz'' da böyle bir film. ''Dondurmam Gaymak'' ve ...

Spotlight: Gazeteciliğin kitabını yazan film

Burcu B. Bilgin Artık giderek ülkemizde unutulmaya yüz tutan gerçek ve tarafsız habercilik, kurumları, devlet yetkililerini, kişileri ''doğru yoldan'' saptığı anda elindeki sağlam verilerle istifa ettiren, çeki düzen verdiren araştırmacı gazetecilik hepimizin özlemi. Basının dördüncü kuvvet olduğu demokrasilerin dünyadaki en gelişmiş demokrasiler olduğu açık. İşte bu yıl Oscar'ın güçlü adaylarından olan bir film, en güçlü tabulardan birine karşı ...

Sinemada çıldırtan 10 kusurlu hareket

Burcu B. Bilgin Beklediğimiz bir film nihayet gelmiş, vakit ayırıp, belki de günler öncesinden plan yapıp sinemaya gitmişiz. Sonunda film başlıyor. Fakat o da ne? İzlemek için can attığınız film, hiç beklenmedik bazı nedenlerle bizim için işkenceye dönüşüyor. Sebebi ise Sartre'ın ''Cehennem başkalarıdır'' sözünü doğrular nitelikte. Salondaki diğer izleyiciler filmi zehir ediyor, sinema salonunu cehenneme çeviriyor. İşte sinemada çıldırtan bu 10 kusurlu ...

Mustang: Ayağı kırık at Oscar koşusunda

Burcu B. Bilgin Bazen ben de Nuri Bilge Ceylan gibi üzülüyorum ''yalnız ve güzel bir ülkem'' için... Esasen  ''Mustang'' filmini izledikten sonra bu üzüntüm biraz daha derinleşti. İlk defa şöyle Oscar amcaya yaklaştık, Türkiye'nin ve kadınlarının sorunlarını işleyen, bizim dilimizde, bizim elimizde çekilmiş bir film var, Fransa adına yarışsa bile bize ait diye sevinebilecekken kazın ayağı maalesef hiç de öyle değil. Çünkü bu film içine ''akla gelen her ...

Kardeşim Benim: Sevimli bir yol hikayesi

Burcu B. Bilgin Yol hikayelerine oldum olası ilgim vardır. Her türden... ''Yolda-On the Road'', ''Katil Doğanlar'', ''Sevimli Aile Tatilde'', ''Bonnie ve Clyde'', ''Thelma ve Louise'', liste uzar gider. Türkiye'de en güzel örnekleri de bence Cem Yılmaz ile Mazhar Alanson'un  ''Herşey Çok Güzel Olacak'' ile yine bir Cem Yılmaz filmi olan ''Hokkabaz''... Bir yol hikayesi olan ''Kardeşim Benim'' de yıllardır dargın olan iki kardeşin, Hakan (Burak Özçivit) ile Ozan ...

The Hateful Eight: Kanlı western tiyatrosu

Burcu B. Bilgin   Galiba hiçbir film bende bu kadar gerçeklik duygusu uyandırmamıştı. Öyle ki üzerinize afiyet ben mi grip oluyorum, film korkunç bir kar fırtınasında geçtiğinden midir nedir ilk defa kar montuyla film izledim. Bitince de bir kış çayı içtim.  Sonunda da ''bir film bu kadar ortamı yaşatır'' dedim. ''The Hateful Eight'' ya da nefretle dolu sekizli... Quentin Tarantino'nun 8. filmi. Bol sekizli bu filmden sonra sadece 2 film daha yapıp 10. ...

Delibal: Senaryomuz hasta doktor bey

Burcu B. Bilgin Aslında ''psikolojik dram''  benim ilgi alanım olduğundan gösterime girdiğinden bu yana ısrarla izlemek istediğim ''Delibal'' filmiyle 15 gün geç de olsa tanıştım. İsmini dalları ve yaprakları dahil çevresindeki tüm canlılara zarar veren zehirli bir çiçekten alan film, beni de bir nevi ''kopuk senaryo zehirlenmesine'' sürükledi diyebilirim. En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim filmin başrol oyuncusu Çağatay Ulusoy benim sandığımdan çok ...

Diriliş: Dağdaki Robinson’un Oscar koşusu

Burcu B. Bilgin Dağda tek başınasınız... Bir ayı tarafından saldırıya uğramış, boğazınız boydan boya kesilmiş, ayaklarınız tutmuyor, ağır yaralısınız. Aç ve susuzsunuz. Bir de arkadaşlarınız terk etmiş. Soğuktan insanların kirpikleri buz kesiyor. Çevreden geçip sizi görme olasılığı olan kişiler ise düşman yerliler ya da Fransız birlikleri... Robinson Crusoe'nun ıssız ada macerasından çok daha fazla tehlike arz ediyor değil mi? İzlerken bile ...

Joy: Neşesi sadece isminde

Burcu Bilgin Aslına bakarsanız, sezonun ilk ''duvara toslamasını'' David O. Russell'ın, en sevdiğim iki oyuncu Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ile yaptığı üçüncü filmde yaşadım. İki ünlü yıldızın Hollywood devi Robert de Niro ile başrolü paylaştığı ''Joy'', uzun süredir okuduğum yazılarda Lawrence'a ikinci Oscar yolunu açacak film olarak lanse ediliyordu. Ancak izleyince, filmin baş karakteri Joy'un (Türkçe karşılığıyla Neşe), sadece ismiyle filme ...

The Lobster: Ah o ıstakoz yemi bir kapsaymış!

Burcu B. Bilgin   Bir süredir izlemeyi merakla beklediğim ''The Lobster'' filmini nihayet seyrettim. Özellikle benim gibi distopya severlerin yakın markajında olan yapımdan hiç şüphesiz birçok sinemasever ''çok şey'' bekliyordu. Peki Pandora'nın kutusu açılınca ne çıktı? Yalnızlığı, aşkı, günümüz ilişkilerini, metropol insanının evliliğe bakışını ''mercek altına alan'' ve bunu da distopik bir öyküyle yapan ''The Lobster'', filmi, yakın ...
""