Artık devir değişti, tabii Black Mirror da değişti

Burcu B. Bilgin

Ekrana geldiği 2011 yılından bu yana ilgiyle izlenen Black Mirror, verdiği dört yıllık aranın ardından yeniden izleyiciyle buluştu. Ünlü distopya dizisi, beş bölümden oluşan yeni sezonuyla ekrana gelirken tarzındaki farklılık dikkati çekti.

Dizinin 6. sezonunu sizler için izleyip değerlendirdim:

1- Joan is Awful (7.5): Daha Instagram storylerinin, flört uygulamalarının, Siri’nin böylesine ortalarda olmadığı, yapay zekanın böylesine yaygınlaşmadığı dönemlerde bu kavramların dünyalarımızı nasıl işgal edeceğine dair tüyolar veren Black Mirror, artık öncül olmayı bırakın geriden gelmeye başladı.

Yeni sezon evrenini eskisinden farklı, daha gerilim ve korku üzerine inşa eden dizinin eski bölümleri en çok çağrıştıran bölümü ise Joan is Awful oldu.

 

Black Mirror Joan is Awful

 

Spotify benzeri bir şirkette yönetici olan Joan’ın (Annie Murphy) bir gün evine döndüğünde sıradan yaşamını dev dijital platform Streamberry’de diziye konu edilmiş olarak bulmasını işleyen bölümde Joan, dizide kendisini canlandıran Salma Hayek ile el ele vererek Streamberry’ye savaş açıyor ve olaylar gelişiyor.

 

Black Mirror Joan is Awful Annie Murphy

 

Günümüzün çok tartışılan moda kavramları olan deepfake teknolojisi (mevcut bir görüntü veya videoda yer alan bir kişinin, yapay sinir ağları kullanarak bir başka kişinin görüntüsü ile değiştirilmesi) ve kuantum bilgisayarlarını (veri üzerinde işlem yapmak için bindirme ve dolaşma gibi kuantum-mekanik fenomenin doğrudan kullanımını sağlayan bilgisayar) masaya yatıran bölüm, zaman zaman dijital çağın tehlikeleri olarak nitelendirilen bu iki kavrama dikkat çekiyor.

Dizinin yaratıcısı Charlie Brooker, bu bölümde Netflix’in “çuvaldızı kendine batırmasını” sağlayarak dijital platformun kullanım şartlarını hiçbir abonenin okumaması sebebiyle ortaya çıkabilecek riskleri de ele alıyor.

 

Black Mirror Joan is Awful Annie Murphy Salma Hayek

 

Öyle ki buradan kaynaklanan sorunlara karşı dava açılmaya kalkışılsa bile başarılı olunamayacağının altı çiziliyor ki yeni sezonun ekrana gelmesinin ardından yapılan araştırmalar da farklı bir sonucun ortaya çıkmayacağını gösteriyor.

Dizi için “Joan Korkunç Biri” adının seçildiğine istinaden, “Olumlu hiçbir şey akılda kalmıyor. Ama olumsuz her şeye geri dönüş anında yapılıyor,” denilerek de günümüz insanının mantalitesine vurgu yapılıyor, algıda seçiciliğin hep olumsuz üzerinden gerçekleşmesi eleştiriliyor.

 

Black Mirror Joan is Awful Annie Murphy

 

Dolayısıyla Black Mirror’ın yeni sezonunda çağımızın tartışılan kavramlarına yoğun eleştiri getiren iki bölümden biri olan Joan is Awful, altıncı sezonun akılda kalanlarından oluyor.

Bölüme damgasını vuran Annie Murphy ve Kill Bill’in ünlü karakteri Gelin’i çağrıştıran sarı tulumuyla ikonikleşen Salma Hayek’in uyumuyla da dikkati toplayan Joan is Awful, sınıfı geçiyor.

Black Mirror Joan is Awful Annie Murphy

2- Loch Henry (8.0): Her ne kadar Joan is Awful, Black Mirror konseptine en uygun bölüm olsa da sezonun en iyisi tüyler ürpertici konusuyla Loch Henry.

Dizinin ana temasına çok paralel olmasa da tam bir medya eleştirisi olan Loch Henry, son dönemde özellikle dijital platformlarda sayısız örneğini izlediğimiz gerçek suç belgesellerine eleştiri oklarını çeviriyor.

 

Loch Henry Black Mirror

 

Özellikle Covid 19 salgını sırasında neredeyse hayatı ekrana getirilmedik katil, soyguncu, suçlu bırakmayan Netflix, tıpkı Joan is Awful isimli bölümde olduğu gibi bu bölümde de kendisini hedef tahtasına koyuyor.

Gerilim dozu yüksek olan bu bölüm, Davis’in (Samuel Blenkin), kız arkadaşı Pia (My’hala Herrold) ile yumurtacılıkla geçinen yerel bir çiftçiye dair belgesel çekmek üzere doğup büyüdüğü İskoç kasabasına dönmesinin ardından yaşananları konu alıyor.

 

Black Mirror Loch Henry

 

Yıllar önce işlenen korkunç bir suç nedeniyle turistlerin uzaklaştığı, yerel halkın ise neredeyse evinden çıkmaz olduğu kasabada olup biteni  bartender Stuart’tan (Daniel Portman) öğrenen Pia, Davis’e bu cinayetleri konu edinmelerini teklif ediyor. Başta biraz tereddütlü olan Davis de bunu kabul edince ikili kolları sıvıyor.

Ancak her şey sürpriz bir biçimde farklı yerlere evriliyor ve ekrandaki suç dramalarına benzemek için konuyu egzajere etme, hatta delil yaratmaya uğraşma gibi tuhaf çabalar sergileniyor.

Black Mirror Loch Henry

Şaşırtmacalı sürpriz sonuyla, gerilimi doz doz artıran senaryosuyla ve İskoçya’nın eşsiz doğasını fon yapan görüntü yönetimiyle de dikkati çeken bölümün bir başka artısı da oyuncu kadrosu.

Game of Thrones dizisindeki Podrick Payne rolüyle tanıdığımız Daniel Portman ve İngiliz dramalarının, romantik komedilerinin, polisiyelerinin değişmez oyuncusu John Hannah da baba-oğul Stuart-Richard King rolüyle başarılı bir performans sergiliyor.

Loch Henry Black Mirror

Sonuçta da her ne kadar Black Mirror’ın alıştığımız konularından ziyade günümüz medyasını eleştirmeyi hedefleyen bir bölüm olsa da Loch Henry, sezonun iyisi olarak öne çıkıyor.

Böylece karanlık yapısı ve gerilimi başarıyla işlemesiyle “teması değişmiş de olsa” Black Mirror tarihine ismini yazdırıyor.

 

Black Mirror Loch Henry

 

3- Beyond the Sea (7.0): Arkasına bilim kurguyu alarak farklı bir konsept geliştirmeyi hedefleyen Beyond the Sea, Stepford Kadınları, Westworld gibi yapımları çağrıştıran insan replikası ve robotik teknoloji ile dramayı harmanlıyor.

Aaron Paul, Kate Mara ve Josh Hartnett gibi üç ünlü oyuncuyu buluşturan bölüm, replikaları sayesinde Dünya’da da yaşam sürdüren iki astronot çevresinde gelişiyor.

 

Josh Hartnett Beyond the Sea Black Mirror

 

Alternatif bir 1969 yılı kurgulayan bölümde, mutlu bir evliliği ve aile yaşamı olan astronot David başına gelen trajik olay sebebiyle Dünya’ya dönemez hale geliyor.

Bunun üzerine, kırsalda eşi Lana (Kate Mara) ve oğluyla yaşayan diğer astronot Cliff, ona bir iyilik yapıyor ve kendi replikası aracılığıyla gezegene zaman zaman dönmesini sağlıyor. Ancak bu iyi niyetli girişim, her ikisi için de sonun başlangıcı oluyor.

 

Kate Mara Beyond the Sea Black Mirror

 

Astronotların robot benzerleri sayesinde Dünya’ya dönmesi gibi enteresan bir fikirle yola çıkan bu bölüm, orta yerinden sonra biraz yolunu kaybediyor.

Hikaye, beklendiği gibi Lana ve David’in yakınlaşması gibi bir sonucu beraberinde getirse de hem bu konu, hem de Cliff’in hayata ve ailesine karşı sert tutumunun işlenişi havada kalıyor.

Aaron Paul Beyond the Sea Black Mirror

Hal böyle olunca da başından yola çıktığımız konu ile ortasından itibaren izlemeye başladığımız drama arasında bir kopukluk ortaya çıkıyor.

Diğer yandan da seyircinin karakterlerle empati kurmasını sağlayacak bir dramatik derinlik de gerçekleşmeyince öykü başladığı yerden biraz uzaklaşıyor. Ancak vurucu finaliyle işi biraz toparlayan bölüm, yine de sezonun sınıfı geçenleri arasında yer alıyor.

Josh Hartnett Beyond the Sea Black Mirror

4- Mazey Day (4.5): Sezonun en kötüsü olan Mazey Day, tüm Black Mirror bölümleri içinde de Metalhead ve Bandersnatch ile birlikte başarısızlıkta başa güreşebilir.

Yine Loch Henry gibi bir medya eleştirisi olmayı hedefleyen bu tuhaf bölümün herhangi bir hedef ortaya koymayı bırakın kafa karışıklığından başka bir şey yaratmadığı rahatça söylenebilir.

 

Mazey Day Black Mirror

 

İsmini ünlü bir festival kutlamasından alan bölüm, paparazzi ve magazin kültürünü eleştirme düşüncesiyle hareket etse de kelimenin tam anlamıyla ortaya bir “deli saçması” çıkıyor.

Mazey Day isimli genç bir oyuncunun çekim için gittiği bir ülkede gece yarısı yaptığı kazadan sonra ortadan kaybolmasını ve artık mesleğinden hoşlanmayan bir kadın paparazzi ile yolunun kesişmesini işleyen bölüm, baştan sonra bir garabet.

Mazey Day Black Mirror

Kendilerine konu yaratmaya çalışırken hayatları örseleyen, intiharlara sebep olan bir grup paparazzinin sonunda gerçekten çekilecek bir fotoğraf karesi bulduklarında bedelini ağır ödemelerini irdeleyen bölümün akıllara zarar finalindeki kurt kadın/canavar öğesinin senaryoya hangi akılla sokulduğunu anlamak ise mümkün değil.

Dolayısıyla ne bu dizide yer alarak ne de başka bir şekilde ekrana gelmemesi gereken bu bölüm için emeğe ve masrafa yazık olmuş.

Mazey Day Black Mirror

5- Demon 79 (6.5): Sezonun en kötü bölümü olmayı Mazey Day sayesinde ıskalayan TV filmi Demon 79 da Black Mirror temasına uzaktan yakından uymayan bir başka bölüm olmuş.

 

Demon 79 Black Mirror

 

Nükleer felaket sonucu kıyamet gününün gelmemesi için şeytani bir güç tarafından üç günde üç cinayet işlemeye sevk edilen bir ayakkabı mağazası çalışanının hikayesini işleyen Demon 79, uzun süresi içinde bir türlü akıp gitmiyor.

Diğer dört bölümün içinde paparazzi kültürünü anlatan Mazey Day’den dahi daha konsept dışı olan Demon 79, olsa olsa 1979 yılının havasını yansıtan retro atmosferi ile görsellikten izlenebilirlik kazanıyor.

Demon 79 Black Mirror

Ne komedi, ne gerilim, ne de korku türlerinin herhangi bir yerine yerleşmediği gibi neyi, neden anlattığı, ne gibi bir mesaj vermeye çalıştığı anlaşılamayan bölüm başladığı gibi anlaşılamaz bir şekilde de son buluyor.

Sonuç itibarıyla Black Mirror, aradan geçen uzun zaman zarfında teknolojide yaşadığımız hızlı ilerlemeye paralellik göstererek daha fazla yaratıcı olması beklenirken eskisinin çok gerisine düşen bir grafik çiziyor.

 

Demon 79 Black Mirror

 

Konu edebileceği sayısız kaynak varken kendini Netflix ve diğer dijital platformların eleştirileri ile gerilim ve korku temaları içine sıkıştıran dizi, baştan beri hareket ettiği noktadan fersah fersah uzaklaşmış görünüyor.

Öyle olunca da sadık izleyicisini hayal kırıklığına uğrattığı gibi kendi geleceğini de bitirebilecek bir çizgiyle yoluna devam ediyor. Umarız ki gelecek sezonlarda kendini biraz toparlar ve alışıp sevdiğimiz Black Mirror olmayı sürdürür.

Black Mirror

 

1 Yorum: "Artık devir değişti, tabii Black Mirror da değişti"

  • comment-avatar
    Savaş Okutan 30 Haziran 2023 (22:46)

    Bir türlü izlemeye başlıyamıyordum, elim varmıyordu yeni sezonun ilk bölümüne… Demek bu sebepleymiş eskis bölümler kadar güzel olmayacağı endişesi varmış bende.. Ama yine de gözümü karartıp izleyeceğim. Teşekkürler bu güzel inceleme için. Selamlar.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.