Barbie: Varoluş sancılarıyla dolu bir oyuncak hikayesi

Burcu B. Bilgin

(8.0/10)

İncecik bacakları, pespembe kıyafetleri, arabaları, eşyaları ve tabii yakışıklı erkek arkadaşı Ken ile özellikle bir dönemin kız çocuklarının “en yakın arkadaşı” olan Barbie, genç kızlarda vücut algısını olumsuz etkilediği, ticari cinsiyetçiliği körüklediği gibi sebeplerle zaman zaman eleştirilere de uğruyor.

Artık modern dünyada akıllı telefonlardaki Tic Toc videoları ile oyalanan çocukların dünyasından çekilmeye başlayan bu oyuncak, şu günlerde yeniden popüler oldu. Gişe rekoru kıran bir filmle “bitti bitiyor” denilen sinema salonlarına can suyu da olan filmi sizler için inceleyip değerlendirdim:

Ortaya çıkışı Amerikalı iş insanı Ruth Handler’ın kızı Barbara’dan ilham alışıyla olan Barbie, aslında ilk etapta Mattel oyuncak şirketinin tamamı erkeklerden oluşan yönetim kurulunca ilgi görmedi.

Ancak bebeği tasarlayan, onu özel bir terzi tutup giydiren ve üç boyutlu olarak sunan Handler, sonunda fikrini onaylattı ve Barbie bebek, 1959 yılında üretilmeye başlandı. Barbie, 1990’lardan itibaren ise dünyanın en çok satan oyuncağı oldu.

Ruth Handler Barbie

Bu hikaye ile ortaya çıkan Barbie’nin satır aralarında bu konuları da barındıran öyküsü, “Barbie” isimli eğlenceli bir macerayla sinemaya aktarıldı.

Yönetmenliğini Küçük Kadınlar, Köpek Adası, Lady Bird gibi yapımlarla tanıdığımız Greta Gerwig’in üstlendiği filmde senaryoyu da Gerwig ile Marriage Story gibi çok başarılı bir filme imza atmış Noah Baumbach kaleme aldı.

 

Barbie Greta Gerwig Noah Baumbach

 

Filmin başrolünde ise son dönemin grafiği en hızlı biçimde yükselen yıldızlarından Margot Robbie ile yine çok üst düzey projelerde yer almış Ryan Gosling, Barbie ve Ken olarak karşımıza çıkıyor.

Filmin kadrosunda ise ünlü komedi yıldızı Will Ferrrell, Sex Education dizisinden tanıdığımız Emma Mackey, Connor Swindells ve Ncuti Gatwa, ünlü şarkıcı Dua Lipa, Çirkin Betty serisi ile tanınan America Ferrera, tecrübeli komedyen Rhea Perlman ve Peaky Blinders dizisinden tanıdığımız Kingsley Ben-Adir’in de aralarında bulunduğu bir yıldızlar ordusu var.

 

Barbie Margot Robbie Ryan Gosling

 

Filmin açılış sekansında Barbie, Ken ve arkadaşlarının “her şeyin aşırı mükemmel” dünyasına giriş yapılıyor. Bu süper pembe ve plastik dünyada kız arkadaşlarıyla gününü gün eden Barbie, sevgilisi Ken’i ise “adeta bir aksesuar” olarak görüyor.

Ancak her şey bir gün Barbie’nin vücudunda selülitler görmeye başlaması, artık parmak ucunda yürüyememesi, ölüm korkusu ve depresyonla tanışarak varoluş sancıları çekmesiyle birlikte değişiyor.

 

Barbie Margot Robbie Ryan Gosling

 

Bunun üzerine bir kız çocuğunca saçları yolunan ve yakılan, bacakları ayrılan, yüzü, gözü boyanan bir oyuncak olan “tuhaf Barbie” lakaplı Barbie’nin kapısı çalan “klişe Barbie”, ondan çözüm istiyor.

Tuhaf Barbie ise ona her şeyi düzeltmek için ona bütün bu misyonları yükleyen “kızı” bulmasını söylüyor. Böylece Barbie ve Ken, pembe arabaları ile “gerçek dünyanın” yolunu tutuyor ve macera başlıyor.

 

Barbie Margot Robbie

 

Filmin yapımcıları arasında yer alan Barbie’nin üreticisi Mattel oyuncak şirketi, filmde Barbie’ye yöneltilen eleştiri oklarını yeniden izleyiciye anımsatıyor ve bir nevi Barbie’yi “temize çekme’ çabası göze çarpıyor.

Söz gelimi Barbie, Sasha adlı küçük kızı okulda bulduğunda o ve arkadaşları Barbie ile dalga geçiyor. Sasha, Barbie’ye “cinsiyetçi kapitalizmin simgesi, beden algısı konusunda gençlere sıkıntılar çıkaran faşist” diye hitap ediyor ve onu ağlatıyor.

 

Barbie Margot Robbie

 

İşte tam da bu noktada yıllar yılı her yılbaşı gecesine damga vuran şovlarında incecik vücutlarıyla “melek” lakaplı modelleri kullanan, ama günümüzde yerden yere vurulan Victoria’s Secret’ı da hatırlamak lazım.

Günümüzün beden olumlamaları sebebiyle artık XXL’a kadar büyük beden üreten ve şovlara son veren bu iç çamaşırı firması gibi Barbie de genç kızlara “kötü örnek olmakla” sık sık suçlanıyor. Fazla beyaz, fazla steril, fazla zayıf olan Barbie, filmde “aslınca o kadar da sevilmediğini” anlayınca resmen bunalıma giriyor.

Barbie Margot Robbie Ryan Gosling

Filmin ikinci yarısı ise Barbie ve Ken’in bugünün dünyasına tanıklık edip farklı düşüncelerle “evlerine dönüp” yeni misyonlar edinmelerini işliyor.

Barbie zorluklar yaşarken, partneri Ken de gerçek dünyanın “Barbieland” ile aynı olmadığını, oraya kadınların değil erkeklerin egemen olduğu realitesiyle tanışıyor.

Barbie Ryan Gosling

Film, bu noktada yönetmen Gerwig ile senarist Baumbach’ın sihirli dokunuşları sayesinde çok daha eğlenceli bir noktaya evriliyor.

Ken, dünyada gördüğü ataerkil düzeni, Barbie’nin dünyasına taşımaya başlayınca film, ardı ardına feminist mesajlar veriyor. Öyle ki bir “Kenland” kurmaya çalışan erkeklerin egolarıyla örülü, süper maskülen, kadına yönetimde ve gündelik yaşamda yer vermemekte direnen bakış açıları, pembe dünyanın yeni gerçekliği oluyor.

Barbie Margot Robbie America Ferrera

İşte tam da buralarda Barbie filminde müthiş bir Ryan Gosling etkisine tanık oluyoruz. La La Land’den Kenland’e ışınlanan Gosling, Oscar adayı filmdeki gibi şarkılar söyleyip dans ediyor, görsel efektlerin de eşlik ettiği erkeklerin toplu dans sahnesinde harikalar yaratıyor.

Bununla da kalmayıp komedideki başarısını da gözler önüne seren oyuncu, Barbie ile yüzleştiği sahnede ise yeniden dramaya geçip filme altın bir dokunuş yapıyor.

 

Barbie Ryan Gosling

 

Filmin en başarılı sahnelerini izlediğimiz bu sekanslarda üstün bir koreografinin de altını çizmek lazım. Her yönüyle görsel bir şölen yaşatan bu sahneler, “Erkeklere Baba filmini sorun, size sabaha kadar anlatsınlar,” “Teknolojiden anlamıyormuş gibi yapın, hemen yardımınıza koşsunlar,” gibi repliklerle de şovenizm eleştirisi de yapıyor.

Bu sahnelerin arkasından ise Barbie’nin varoluş sancılarından sıyrılıp “özünü bulmaya başladığı” sürece tanıklık ediyoruz ve fiilm bir parça fazla diidaktikleşiyor.

 

Barbie Margot Robbie

 

Film, genç kızlarda beden algısı, feminist mesajlar, şovenizm ve erkek egemen düzen eleştirisi, ticaretin hemen her alanda kendini göstermesi ve buna oyuncakların bile dahil olması, cinsiyetçilik, kapitalizm gibi her yöne oklarını fırlatıyor.

Finalinde ise bunların iyice altını çiziyor ve Barbie’nin kendini bulduğu bir finalle son buluyor. Bu noktada Gerwig/Baumbach ikilisi, bir nevi “kapalı montajla” Pinokyo masalına da gönderme yapıyor.

 

Barbie Margot Robbie

 

Oyunculuklara gelecek olursak Barbie’nin her şeyden önce bir “ekip işi” olduğunu söylemek lazım. Hemen her oyuncunun üzerine düşen görevi başarıyla yerine getirdiği ve grup sahnelerinde zirveye taşınan filmde Margot Robbie, Barbie’yi oynamıyor, onu adeta ete, kemiğe büründürüyor.

Ancak filmin en parlayan starı komedideki başarısını Barbie ile kat be kat ispatlayan, her sahnesinde devleşen Ryan Gosling. Bu filmle Gosling’e bir Oscar veya Altın Küre adaylığının gelmesi de muhtemel.

Barbie Margot Robbie

Yönetmen Gerwig’in başarılı dokunuşlarıyla bir oyuncak hikayesini gerçek bir seyirliğe dönüştüren Barbie, görsel efektleri ve renkli sinematografisi ile de göz dolduruyor. Ayrıca mekan kullanımı, toplu dans sahnelerindeki koreografisi ve müzikleriyle de bunu perçinliyor.

Sözün özü, sırf gişeye yaptığı katkıyla dahi yılın en çok konuşulan filmi olan Barbie, hoşça vakit geçirmeyi vaat eden, fazla mesaj kaygısı gütse de asıl amacı olan eğlendirme misyonunu başaran bir yapım. İzlemenizi tavsiye ederim.

Barbie Margot Robbie

b

Yorum Yapılmamış: "Barbie: Varoluş sancılarıyla dolu bir oyuncak hikayesi"

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.