Stranger Things final: İyi bilirdik

Burcu B. Bilgin

Bundan dokuz yıl önce yaz aylarında izleyiciyle buluşan ve Netflix’in en çok izlenen yapımlarından biri olan gizem/bilim kurgu dizisi Stranger Things, uzun süren bir serüvenin ardından ekrana veda etti.

Beş sezon ve 42 bölüm boyunca seyirci karşısına çıkan dizinin final sezonunu izleyip sizler için değerlendirdim:

Fragmanı Youtube’da izlemek için tıklayın 

Stranger Things

Çekimleri başlamış olmasına karşın pandemi nedeniyle setini iptal eden Stranger Things, o dönemin üzerinden oldukça uzun zaman geçmesine karşın yeni sezonunu bir türlü ekrana getiremedi.

Dördüncü sezonun üzerinden üç buçuk sene geçtikten sonra nihayet yayınlanan dizinin henüz ilkokul sıralarında bıraktığımız küçük kahramanları, liseye giden birer ergen olarak döndü. Ancak değişen sadece kahramanlar değil aynı zamanda dizinin ana çizgisiydi.

Stranger Things

Stranger Things’i sevdiren ve diğer dizilerin önüne geçiren birçok faktör vardı. Bunların başında, 1980’li yıllara  ait film ve dizilere yapılan göndermeler geliyordu. Ekran karşısındaki seyirciye de dizi içindeki bu referanslar aracılığıyla adeta puzzle çözdüren dizi, bu farklı yöntemiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.

Dört sezon boyunca Elm Sokağı Kabusu, It, E.T, Goonies, Gremlins, The Exorcist, 13. Cuma, Alien, Çığlık, Stand By Me, Terminatör, The Shining, Hayalet Avcıları, Halloween, Indiana Jones, Back to the Future gibi çığır açan yapımlara saygı duruşunda bulunan dizi, ekranda nostalji rüzgarı estirdi.

Dacre Montgomery Billy Stranger Things

Stranger Things, bununla da kalmayıp her sezona farklı bir tema getirerek birbiri arkasına gelen bölümlerle bir zinciri tamamladı. İlk sezonda başka dünyalardan varlıkların konu edildiği yapımlara, ikinci sezonda bilim kurgu, üçüncü sezonda macera, dördüncü sezonda korku filmlerine göndermeler yapıldı.

Dönemin ünlü şarkılarının da yer aldığı dizide ayrıca bu filmlerden karakterlerin benzerlerine, sahnelerden çağrışımlara, hatta bu ikonik filmlerdekilerin benzeri oyunculara da yer verildi. Bütün bunlar, ekran tarihinde birer ilkti.

Stranger Things Terminator

Dizi. dönemin havasını birebir yaşatmak için 80 ve 90’ların ünlü şarkılarını da bölümlerine fon olarak kattı. Öyle ki dört sezon boyunca Stranger Things dizisinin playlistleri en çok dinlenenler arasında yer aldı.

Sezonlarda temalar olduğu gibi müzik türleri de buna göre seçildi. Mesela Hellfire Kulübü’nün konu edildiği sezonda rock müziğe ağırlık verildi. İzleyici, Dustin ile Suzie’nin Never Ending Story adlı 1984 tarihli Limahl parçasını birlikte seslendirdiği sekansta ise nostaljide zirve yaşadı. Bu bölüm, Youtube’da milyonlarca kez tıklandı.

Klibi Youtube’da izlemek için tıklayın

Stranger Things Dustin

Yine dönemin kültürünü yansıtan pek çok şey de dizide kullanıldı. Magnum dizisinde Tom Selleck’in meşhur ettiği Hawaii gömlekleri, kaykaylar, kabartılmış saçlar, rengarenk vatkalı ceketler, içine kazak sokulmuş bol jeanler, futbol kartları gibi öğeler de dizide yer buldu.

Dönemin önemli olayları da Stranger Things bölümlerinde hatırlatıldı. Mesela ABD ile SSCB arasındaki Soğuk Savaş, Pepsi Cola ile Coca Cola rekabeti, rehine krizleri, Doğu Bloğu ülkelerinden Batı’ya kaçan bilim adamları, çılgın komplo teorileri de dizinin konuları arasındaydı.

Stranger Things

Dolayısıyla Stranger Things, sadece sıradan bir bilim kurgu/gizem dizisi değildi. O, çığır açan ve yeni bir janr yaratan farklı bir yapımdı. Ancak pandeminin ardından ekrana döndüğünde izleyicinin gözleri boş yere bunları aradı.

Beşinci sezonda ortada ne filmlere yapılan göndermeler, ne döneme yön veren olaylar, ne de o yılların sevilen parçaları vardı. Karşımızda efektlerle allanıp pullanmış, sıradan bir bilim kurgu dizisi duruyordu. Askerlerin işgal ettiği Hawkins gibi Stranger Things de hiç bildiğimiz gibi değildi artık.

Stranger Things

Duffer Kardeşler, sanki kaygan bir yolda otomobilin kontrolünü kaybetmiş sürücü gibi Stranger Things’i alıştığımız, bildiğimiz ekseninden çıkarmıştı. Her şey bambaşkaydı.

Üstelik de bıraktığımızda çocuk olan altı genç, dizide liseye gitseler de gerçek hayatta birer yetişkindiler. Hatta aralarında evlenenler, çoluk çocuğa karışanlar bile olmuştu. Bu kadrodan Caleb McLaughlin (Lucas Sinclair) yirmi dört, Finn Wolfhardt (Mike Wheeler)  ve Sadie Sink (Max Mayfield) yirmi üç, Gaten Matarazzo (Dustin Henderson), Noah Schnapp (Will Byers) ve Millie Bobby Brown (Eleven/Jane) ise yirmi bir yaşına gelmişti. Dizideki yaşları ise on altıydı.

Stranger Things

Stranger Things’in ergen kadrosunda da durum farklı değildi. Bu kadrodan da Joe Keery (Steve Harrington) otuz üç, Charlie Heaton (Jonathan Byers)  otuz bir, Natalia Dyer (Nancy Wheeler) otuz ve Maya Hawke (Robin Buckley) yirmi yedi yaşına gelmişti. Halbuki dizide yirmi yaşındaydılar. Küçük Erica’yı canlandıran Priah Ferguson bile artık on dokuz yaşına gelmişti.

Ebeveynler ise ellili yaşlarını sürüyordu. Mesela 1975 doğumlu David Harbour (Jim Hopper) geçen sezonlarda atletik vücuduyla tüm tehlikelerin üstesinden gelerek Ruslar’ın elinden bile kaçarken, şimdi formunu kaybetmiş, göbek salmış bir vaziyetteydi.

Stranger Things Steve Dustin

Dizide konu da artık ilerlemiyor, bir yere çakılmış gibi aynı eksen etrafında dönüp duruyordu. Dizi, çok sevildiği için Demogorgon ile başlayıp Vecna’ya kadar giden Başaşağı Dünya macerası sakız gibi uzuyordu.

Eski film referanslarından da yoksun kalan dizinin tarihinde belki de ilk kez izleyicisi ekran başında sıkılmaya başlamıştı.

Stranger Things

Adeta “metal yorgunluğu yaşayan”  Stranger Things’in geçen sezonda Vecna’nın kim olduğunun ortaya çıkmasının ardından şimdi yeni bir gizemin peşinden koşması gerekiyordu. Bu nedenle de Vecna’nın asıl kimliği olan Henry’nin, Hawkins’teki on iki çocuğu kaçırmasına yoğunlaşıldı.

Sezonun dizinin başında on bir yaşındaki Will Byers’ın kaçırılmasıyla bu konu arasında köprü kurup her şeyin birbirine bağlanması gerekiyordu ama geçen sezonlardaki gibi güçlü yan hikayeler olmayınca sadece bu konu sürükleyemedi. Hal böyle olunca da ekrana sadece görsel yönü kuvvetli, senaryosu zayıf bölümler gelmeye başladı.

Stranger Things

Ortada Mike ile Nancy’nin kızkardeşi Holy Wheeler (Nell Fisher) üzerine kurulmaya çalışılan bir macera vardı ama nedense yeni çocuklar üzerine kurulan bu hikaye de çok derli, toplu olarak senaryoya yansıyamadı.

Sezonun başlarında diziye nefes aldıran tek yeni karakter Derek Turnbow (Jake Connelly) oldu. Çok güçlü bir oyuncu olan on üç yaşındaki Connelly, sezonun ilk dört bölümünde büyük bir ivme yarattı. Ancak geri kalan bölümlerde ondan yeterince faydalanılmadığı için bu fırsat da uçup gitti.

Stranger Things

Dizinin final sezonundaki tek iyi bölüm ise Büyücü/Sorcerer isimli dördüncü bölüm oldu. Öyle ki ağır ilerleyen beşinci sezon ilk kısmın bu bölümü, izleyiciye kendini o eski bildiği Stranger Things evrenine kavuşmuş gibi hissettirdi.

Bu bölümde Will Byers’ın “sürü bilincine bağlanma” yoluyla Demogorgon’un bütün canavarlarını püskürtmesi, çocukluğundan bu yana süren tüm travmalarını temize çekerek bir kahraman gibi ayağa kalkması, sezonu ve diziyi kurtaran bir hamleydi.

Stranger Things

Bolca sıkıntılı dakikadan sonra diziden halen çok şey bekleyen sadık seyircisi, bu bölümün yarattığı etki sayesinde Stranger Things’i yeniden bağrına basmaya hazırdı ve sosyal medyada “Büyücü Will” fırtınası esmeye başladı.

Dizinin aslında buna benzer bir finalle sona ermesi, Duffer Kardeşler’in yapması gereken şeydi. Bu sahneyi buradan alıp final bölümüne monte ederek macerayı müthiş bir şekilde bitirebilse çok daha anlamlı olacaktı. Ancak bu gerçekleşmedi.

Stranger Things

Beşinci sezon ikinci kısım ise sezonun en sıkıcı bölümlerine sahne oldu. Bu dört bölümde sadece Henry’nin travmasının nereden kaynaklandığını öğrenebildik ve  uzun dakikalar boyunca ancak bir arpa boyu yol gidebildik.

Sinema teknolojisinin tüm imkanlarından faydalanılan cafcaflı aksiyon sahneleri, yaldızlı görsel efektler, patlayan, çatlayan iki dünyayla, ortada iyi bir senaryo olmadan yol almaya çalışan dizi, ikinci kısmın son bölümünde iki dünyanın gizemini aydınlatmaya çalıştı.

Stranger Things

“Köprü” adlı bu bölüm için “Başaşağı Dünya hakkında bildiğiniz her şeyi unutun,” gibi tanıtımlar yapılınca beklenti yine yükseldi. Ne de olsa bu Stranger Things’ti, elbette çok ilginç bir şekilde bağlanacaktı, bir ters köşe gelecekti. Herkes böyle düşünüyordu.

Bu durumda izleyici, mesela Dark gibi bir zaman kırılması beklemeye başladı. Ancak sonunda yalnızca bu dünyanın diğer dünyanın tepesinde olduğu bilgisine ulaşılabildi. Yani dağ yine fare doğurmuştu.

Stranger Things

Toplam iki saat sekiz dakika süren finale geldiğimizde ise ilk bir saatte bir macera, geri kalan kısımda ise bolca dolgu malzemesi izlemek zorunda kaldık.

Her şeyin bağlandığı ilk bir saatlik sürenin ardından Henry’nin Superman gibi “kriptonite” benzer bir maddeye maruz kaldığı için böyle olduğunu ve Will’in cinsel yöneliminin ne olduğunu öğrendik. Tamamen tahmin edilebilir olaylarla dolu finalde “baş karakterlerden” biri kaybedildi, o da aslında biraz muğlak kaldı. Geri kalan her şey klişeydi.

Stranger Things

Finalin kalan bir saatini ise kahramanların yeni hayatlarına ayıran dizi, bu kısmı da çok uzun tutmuştu. Zaten bölüm içerisinde bütünle ilgisi olmayan pek çok konunun dakikaları işgal ettiği yetmiyormuş gibi Hawkins Lisesi mezuniyeti ve Dustin’in konuşması tam bir faciaydı. Will’in cinsel yönelimini açıklaması, konu içinde belli bir yön çizemedi. Gençlerin çatıdaki konuşmaları, Mike’in evindeki okuma seansı hemen hepsi sıkıcıydı.

Hawkins sakinlerinin olaylardan sonra yaşadıklarını bunca dakikaya yaymak da olsa olsa seyirciyi ekran karşısında uzun süre tutma kurnazlığının  bir sonucuydu.

Stranger Things

Dolayısıyla ekranda yeni bir tür yaratarak çığır açmış olan dizi, kesinlikle tahmin edilebilir, sadece görsel efektlerin hakim olduğu sahneler sayesinde ayakta durabilen, zayıf bir senaryoya sahip beşinci sezonuyla son buldu. Halbuki “Büyücü” gibi bir finalle bitse çok daha iyi olacaktı.

Neyse ki dizinin mirası çok kuvvetliydi ve onlarca eşsiz sahnesi, göndermeleri, başarıyla seçilmiş oyuncuları, müzikleri, hele ki buram buram nostalji kokan anlarıyla çoktan ekran tarihindeki yerini almıştı.

Stranger Things

Her şeye rağmen Stranger Things, sadece Netflix yapımları içinde değil şimdiye kadar çekilmiş olan diziler içinde özel bir yere yerleşmiş, çok farklı bir yapımdı. Her ne kadar sağlam bir final yapamasa da hafızalarımızda da E.T filmini anımsatan bisikletli yolculuk, Dustin ve Steve’in dostluğu, El’in helikopteri havaya uçurması, Vecna’nın tüyler ürperten sahneleri, Jim Hopper’ın Ruslar’ın elinden kaçması, Eddie’nin kahramanca ölümü ve Büyücü Will’in canavarları alt etmesiyle kalacak.

Bu yüzden bir gün sorsalar şöyle diyeceğiz: “İyi bilirdik”

Stranger Things

 

Yorum Yapılmamış: "Stranger Things final: İyi bilirdik"

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.