En İyi Film Oscar’ını neden Roma almalıydı?

Burcu B. Bilgin

Oscar ödüllerini dağıtan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, birkaç yıl öncesine dek ırkçı, homofobik, cinsiyetçi diye eleştirildiği için üye yapısını değiştirdi.

Ancak bu defa da ”vur deyince öldüren” Akademi, tercihlerini tamamen eleştirilerden uzak kalmak adına bu tarz filmlerden yana kullanmaya başladı. Bu yıl aynı şeyi yapması ise çok iyi bir filmin, Roma’nın Oscar’ı kaçırmasına neden oldu.

ROMA FİLM ELEŞTİRİSİ İÇİN TIKLAYIN

Yerçekimi/Gravity gibi çok farklı bir filmle 2014’te ”En İyi Yönetmen” Oscar’ını kazanan Alfonso Cuaron, sadece uzay boşluğunda geçen bir hikayeyi saatlerce izletebilecek kadar yaratıcı bir sinema insanı.

Cuaron, deneysellikten kaçmıyor, elini korkak alıştırmıyor, güvenli sularda yüzmüyor, Akademi’nin sevdiği konulardan medet ummuyor. Kendi çocukluğunu anlatan siyah-beyaz, oldukça uzun bir filmle seyirci karşısına çıkacak denli cesur.

Alfonso Cuaron Oscar

1970’lerin başlarında geçen Roma, Cuaron ve kardeşlerinin bakıcıları Liboria ”Libo” Rodriguez ile Meksika’da geçen çocukluğunu şiirsel bir dille beyazperdeye getirdi.

Başından sonuna kadar aslında sıradan bir hikayeyi müthiş bir görsel şölene dönüştüren Cuaron’un metaforlarla bezeli filmi tanınmış isimlerden de yoksun. Yani sırtını dayayabileceği bir şöhret de yok Roma’nın.

Roma Yalitza Aparicio

Roma’nın başrolündeki 25 yaşındaki Yalitza Aparicio’nun öğretmen olarak iş ararken şansı değişmiş. Cuaron’un seçmelerine katılıp kazanan kızkardeşinin hamile olduğunu öğrenmesi üzerine onun yerini alan Aparicio, hayatında ilk kez kamera karşısına geçmiş.

Bu sıradan, ancak çok yetenekli kadını Oscar adaylığına taşıyan Roma, onu Hollywood yıldızlarıyla yarışacak hale getirdi.

Roma film

Rüyasında bile göremeyeceği bir hayal yaşayan Aparicio, Glenn Close, Olivia Colman, Lady Gaga, Rami Malek, Emma Stone, Bradley Cooper, Rachel Weisz gibi ışıltılı yıldızlarla fotoğraf çekimlerine katıldı.

Ona bu peri masalını yaşatan ise Cuaron’un gerçekçi bir dünyayı yansıttığı, ama bir o kadar da büyülü bir öyküydü. Bu öykü aynı zamanda sınıf çatışmasını, öğrenci olaylarını, Meksika’da dönemin politik atmosferini de tüm çarpıcılığıyla anlatıyordu.

Yalitza Aparicio Rami Malek Oscar 2019

Bütün bunların yanında Roma, başka ilklerle de karşımıza çıktı. Netflix gibi bir internet yayın platformu filme sponsor oldu. Ancak Cuaron’un gönlü sadece filmin orada gösterilmesinden yana olmadığından sinemada da gösterildi.

Geçen yıllarda Cuaron da Meksikalı meslektaşları Guillermo del Toro ve Alejandro Gonzalez Inarritu gibi Hollywood adına yarışmıştı. Bu defa önüne Donald Trump’ın duvar örmeye çalıştığı kendi ülkesi adına yarıştı.

Roma Yalitza Aparicio

Sonunda da Meksika adına 91 yıllık Oscar tarihinde ilk ”En İyi Yabancı Dilde Film” ödülü geldi, Cuaron bu ödülü kötü ekonomi ve politik sorunlarla boğuşan ülkesine götürüp insanlarını mutlu etti.

Diğer taraftan da Meksika’da şu günlerde 2 milyon ev hizmetlisinin sosyal güvenlik sistemine alınması kararı kutlanıyor. Bu karara sevinenler arasında Aparicio’nun mutlu etmek için filmdeki rolü kabul ettiği temizlik görevlisi annesi de var.

Roma film Alfonso Cuaron

Şimdi bir de madalyonun diğer tarafını çevirelim. Konusu çarpıcı, hikayeyi ilmek ilmek işleyen, tam bir görsel şölen olan, devrimci ve yenilikçi Roma’ya “En İyi Film” ödülünü vermeyen Akademi, tercihini nasıl bir filmden yana kullandı?

Yeşil Rehber/Green Book, ünlü bir siyah piyanistin turne için kiraladığı beyaz şoförün Afro-Amerikalılar için ”güvenli güzergahı” temsil eden “Yeşil Rehber” eşliğinde ilerlemesini işliyor. Yani, ırksal sorunları eleştiren, dramatik bir film.

Green Book Yeşil Rehber Viggo Mortensen Mahershala Ali

Filmin işlenişi iyi, oyuncuları başarılı, hatta Mahershala Ali bu rolle zaten “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” Oscar’ını da aldı. Ancak ırksal sorunları işleyen temaya oy veren Akademi’nin gözden kaçırdığı bir şey var.

Siyahlarla ilgili sorunu işleyen bu filmin başrolünde, “En İyi Erkek Oyuncu” koltuğunda yine bir beyaz oturuyor. Bu filmin habire benzetildiği Driving Miss Daisy ile “En İyi Erkek Oyuncu” adayı olan Morgan Freeman’ın aksine…

Driving Miss Daisy Morgan Freeman Jessica Tandy

Bu kez arka koltukta otursa da şoförü beyaz olsa da yine “Yardımcı Erkek Oyuncu” olmaktan öte gidemiyor, beyaz adam başrolü yine siyaha kaptırmıyor.

Bu yüzden Oscar 2019’un en iyi konuşmasını yapan yönetmen Spike Lee, Yeşil Rehber’in ödül aldığını duyunca salonu terk etti. Eleştiriler de halen hem sinema yazarlarınca, hem de camiada artarak devam ediyor.

Yeşil Rehber kötü bir film değil. Aksine ortalamanın üstünde, konusunu iyi işliyor, oyuncuları başarılı ama her zaman çekilebilecek bir film. Ortada Roma gibi yenilikçi bir başka yapım dururken Akademi’nin “siyah öyküsü” diye oy verdiği aşikar.

Roma ile yarışıyorsa Yeşil Rehber ödül almamalıydı diyorum. Ama Akademi bunu hep yapıyor, tıpkı 2 sene evvel de yaptığı gibi…

Green Book Yeşil Rehber Oscar

“Yanlış anons skandalıyla” hatırlanan 2017 yılında da büyülü gerçekçi öyküsü, notalarla bezenmiş masalsı dokusu ve tüm denenmemişlikleriyle sinema adına çok şey yapan La La Land de aynı kaderi paylaştı.

O yıl da eşcinsel bir siyahın hayatını anlatan Moonlight “En İyi Film” ödülünü kazandı, bütün tahminlerin aksine…

Moonlight Oscar

Bunun için Yeşil Rehber’den nefret etmiyor olsam da ben de Spike Lee gibi koltuğumdan kalkıp gitmek istedim. Zira, Roma bu Oscar’ı gerçekten hak ediyordu.

Ancak şu bir gerçek ki birkaç yıl sonra 2019’da hangi filmin Oscar aldığını hatırlayacak mıyız, yoksa şöyle mi diyeceğiz? Ha evet, Roma’nın kaybettiği sene…

Roma film

 

Yorum Yapılmamış: "En İyi Film Oscar'ını neden Roma almalıydı?"

    Yorum yap

    E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

    ""