La Casa de Papel: 4. Kısım bize neler anlattı

(7.5/10)

(Dizinin 4. kısmını (sezon) izlemiş olanlar okumalıdır)

Burcu B. Bilgin

Corona’nın tüm dünyaya sıkıntılı günler yaşattığı şu dönemde herkesin imdadına filmler ve diziler yetişiyor. Virüsün en çok etkisi altına aldığı ülkelerden İspanya’nın tüm dünyaya sevdirdiği La Casa de Papel de Corona günlerinde 4. kısmıyla seyirciyle buluştu.

Peki heyecanlı gelişmelerin yaşandığı 4. kısımda neler izledik, bunların anlamı ne ve bundan sonra neler olabilir?

-Talihsiz Nairobi: La Casa de Papel çetesinden daha önce de kayıplar oldu, Berlin, Moskova ve Oslo hayatını kaybetti. Yaralananlar, zor anlar yaşayanlar oldu.

Ama biraz sonra bahsedeceğim Rio ile beraber açık ara en bahtsız karakter, şu son iki sezondur Nairobi (Alba Flores) idi. Nairobi, geride bıraktığımız sezonda iyi gelişmeler yaşasa da asıl trajedinin odağıydı.

La Casa de Papel Nairobi

Kendisine Berlin, Tokyo, Stockholm gibi süslü başkentlerden birini değil Kenya’nın başkenti Nairobi’yi seçen nam-ı diğer Ágata Jiménez, güçlü feminist mesajlarıyla diziye damga vururken 4. sezonda dozu yükseltti.

Ağır yaralı olarak ameliyata alınacakken can korkusuyla teslim olmayı düşünen Nairobi, ilerleyen kısımlarda ise “Öldürmeyen acı beni güçlendirir” felsefesinden hareketle en ağır işkencelere direndi.

La Casa de Papel Alba Flores Nairobi

Önce zorlu bir ameliyat geçiren, sonra başta çok tartıştığı Bogota (Hovik Keuchkerian) ile aşkı bulan Nairobi, koruma Gandia (José Manuel Poga) tarafından rehin alındı, dövüldü, ameliyat dikişleri açıldı. Sonra duvardan başı çıkarılarak ellerinden çivilendi.

İsa’nın çarmıha gerilmesine gönderme yapılan sahnede dirayetini hiç kaybetmeyen Nairobi, ölüme dahi gözü pek biçimde gitti. Ayrıca bu sezonda Nairobi’nin isteği üzerine Profesör (Alvaro Morte) ile bebek yapma üzerine anlaştıklarını gördük.

La Casa de Papel Profesör Alvaro Morte

-Profesör, bebek konusunu Lizbon’a sordu mu?: Dizinin enteresan noktalarından biri, Lizbon’un yakalandığı kavgaya kadar onun sözünden çıkmayan Profesör’ün Nairobi ile “bebek yapma” anlaşmasına varmasıydı.

Çete ile duygusal bağ kurmaktan duyduğu sıkıntıyı Marsilya’ya, “Sadece şehir isimleri olan bir gruptu bu. Şimdi içinde bebek yapmayı düşündüğüm iki kadın var” diye aktardı. Ancak, Profesör’ün böyle önemli bir kararı müstakbel eşine sormadan alması ilginçti.

La Casa de Papel-Kadın gücü ve feminist mesajlar: Dizinin 3. kısmında bolca olan güçlü kadın mesajları 4. kısımda devam etti. Bağımsız Nairobi’nin bebek yapıp ismini İbiza koyma kararı, tüm gruptaki kadınların dans ettiği sahneyle taçlandırıldı.

Tokyo (Úrsula Corberó), önce Palermo’ya darbe yaptı, sonra işkencecisi Gandia’ya pabuç bırakmayıp onu mat etti. Alicia ve Lizbon/Raquel (Itziar Ituño), birbirine karşı savaşan iki güçlü kadındı. Stockholm/Monica (Esther Acebo), bağımsızlığını ilan etti.

La Casa de Papel

-Ben de varım: İlk sezonda Arturo’nun (Enrique Arce) etkisi altından çıkıp beyaz atlı prens Denver (Jaime Lorente) tarafından kurtarılan, çeteye katılan ve yaşadığı “sendromdan” mütevellit Stockholm ismini seçen Monica, kendisini sürekli sindirmeye uğraşan Denver’e iyice isyan bayrağını açtı.La Casa de PapelUzak adadaki hayatlarında Denver ve onun çok iyi babalık yaptığı oğluyla mutlu bir yaşam sürdüren Monica, Denver’ın deyimiyle “yaşamlarına başkaları girince” bocaladı.

Önce Arturo’nun manipülasyonuna uğrayan Denver’ın adama gösterdiği aşırı şiddetten rahatsız olan Monica, sonra da sevgilisinin Rio’ya (Miguel Herrán) karşı duyduğu kıskançlıkla yüzleşti. Sonunda da onunla yollarını ayırmaya karar verdi.La Casa de Papel-Maserati muhabbeti: Elbette Monica’nın bu öfkesinde Denver’ın Tokyo’yu “Maserati” olarak tanımlaması da yatıyordu. Maçoluğun dibine vuran Denver, Rio’ya “Asla bir Maserati’yi üzerinde anahtarla ortada terk edemezsin” gibi sözlerle tanımladığı Tokyo tarafından kapana kıstırıldı.

Tokyo, Denver’ın karşısına çıkıp “cesursa kendisiyle beraber olması” teklifini edince sert adam sindi.La Casa de Papel Monica Stockholm-Bacı muhabbeti: Bu arada Rio ile yüzleşen Denver, “arkadaşının aşkı” eski bile olsa beraber olunamayacağını anlatırken, “Mesela Lizbon’a bakamazsın, çünkü o Profesör’ün alanı” diyerek bir başka erkek egemen mesaj verdi.

Ancak ekibin en genç üyesi Rio, daha modern düşünceleri ve ılımlı yapısıyla Denver’ın bu saldırgan tavrını savdı. Neticede Denver ile geleceği konusunda karar veremese de Monica, her ikisini de bağrına bastı.

La Casa de Papel Stockholm Monica Denver Rio

-Maço erkekler mat oldu: Sezon içerisinde kadınlara karşı şovenist tavırlar sergileyen erkeklerin tamamı mat oldu. İlk günden beri Nairobi ile didişen Bogota, aşkla yumuşadı. Cinsiyetçi Gandia’nın sonu bir kadının (Tokyo) elinden oldu.

Hayat arkadaşının önünde sürekli maçoluk sergileyen Denver, ilişkisini bozdu. Hem kadınlara, hem de yeni partneri Helsinki’ye kötü davranan Palermo (Rodrigo de la Serna) ise değişti.La Casa de Papel Palermo

-Tacizci Arturo’nun sonu: Dizinin kötü adamlarından Arturo, 4. kısımda da yine ortalığı karıştırdı. Arturo, her nedense sürekli rehine grubundaki kadınları taciz etmeye başladı.

Amanda’ya ilaç verip tacizde bulunan Arturo, başka kadınlarda da şansını denedi. Ama sonunda baltayı taşa vurdu ve rehine grubunda aşağılandı. Arturo’yu durdurmak için Julia onu bacağından vurdu. Asıl dersi ise sözleriyle Merkez Bankası Başkanı verdi.La Casa de Papel Arturo Denver-Palermo’nun karakter dönüşümü: Eşcinsel bir maço olan, hem kadınları, hem de partneri Helsinki’yi aşağılayan Palermo’nun sorununun kaynağında biseksüel Berlin ile geçmişte yaşadığı problemli ve çalkantılı ilişkinin yattığı ortaya çıktı.

Berlin tarafından aşağılanan ve terk edilen Palermo, huy değiştirerek aynı şeyi başkaları üzerinde denerken, grup dinamiği ve Helsinki’nin anlayışlı tavırlarıyla değişti. 4. kısımın son bölümünde çift, güven üzerine kurulu bir ilişki inşa etti.La Casa de Papel Helsinki Palermo

-Berlin’in düğünü ve yaşama dair: Berlin’in (Pedro Alonso) düğününün yer aldığı 2. bölüm ise dizinin yaşama dair mesajlar verdiği sekanslara sahne oldu.

Sayılı ayları olan Berlin, Tatiana ile düğününde rahiplerin oluşturduğu koro eşliğinde İtalyan şarkıcı Umberto Tozzi’ye ait Ti Amo şarkısını seslendirerek kalpleri ısıttı.

Sonrasında yaşama dair sözleri de diziye damga vurdu. Düğününde ağabeyine “Aşk mı daha ağır basar ölüm mü?” diye soran Sergio, “Hayat ağır basar. Ben ölüyorum ama evleniyorum, ne büyük çelişki değil mi? İyi tarafından bakarsak şanslıyız aslında. Çoğu insan ne zaman öleceğini bilmez. Biz bu sayede daimi balayındayız ve hayatı doyasıya yaşayacağız” yanıtını aldı.

La Casa de Papel Berlin

-LGBTQ mesajları: Dizinin sahnelerinde ve alt metninde LGBTQ bireylerle ilgili çok sayıda mesaj vardı. Denver’ın trans birey arkadaşı Julia/Manila, gençliğinde ismi Juan iken de kendini kadın gibi hissettiğini açıkladı.

Julia, dizinin en büyük sürprizlerinden biriydi ve 4. kısma büyük renk kattı. Sonunda da tacizci Arturo’ya cezasını veren o oldu. Julia, Belén Cuesta Llamas tarafından canlandırılırken LGBTQ camiası, rolün gerçek bir trans bireye verilmemesini eleştirdi.

La Casa de Papel Julia Manila

Yine Berlin ve Palermo’nun ilişkilerinde tek tarafın uğradığı hayal kırıklığının ardından Palermo, kimseye güvenmiyordu. Ama Helsinki ve Palermo arasında tek gecelik ilişkiyle başlayan, sonunda ise güven ve dostluk üzerine kurulu bir sevgiye dönüşen ilişki de dizinin diğer önemli LGBTQ sahnelerini barındırdı.

La Casa de Papel

-Hayvan hakları ve Marsilya: Üçüncü sezonda, “Ben savaşa gittim. Yanımda bir köpek vardı. İnsanlar gitti, ama o köpek yanımda kaldı” diyerek domuzu kesmeyi reddeden Marsilya (Luka Peros), bu sezon da Profesör ile konuşmasında Raquel’in kaybını köpeğinin ölümüne benzetti.

Köpeğinin ismi Türkçe “Pamuk” olan Marsilya’ya başta içerleyen Profesör, Pamuk’un nasıl öldüğünü duyunca onun için üzüldü. Bu sekansta dizi, yine hayvansever mesajlar verdi.

La Casa de Papel Marsilya

-Zor Ölüm, zorlama kahraman, acemi cerrahlar: Bu sekansların aralara serpiştirildiği dizinin büyük bir bölümü Zor Ölüm/Die Hard benzeri sahnelerle geçti.

Her ne kadar Palermo-Gandia diyaloğunda filmin adı zikredilse de Bruce Willis’in canlandırdığı John McClane karakterine saygı duruşunun ötesine geçen bir öykünme mevcuttu. Sahnelerin birebir aynılarının çekilmiş olması bir tarafa Gandia da McClane’e benziyordu.

Die Hard Bruce Willis

Bu benzerlik bir tarafa, Gandia karakterinin adeta Terminator gibi elinde silahlarla üç beş kişiye aynı anda ateş etmesi, onların kurşunlarının hiçbirinin isabet etmemesi, neredeyse son bölümlere kadar turp gibi olması, Denver’ın attığı el bombası olmasa hala da öyle kalması çok abartılıydı.

La Casa de Papel Gandia

Bir de evlere şenlik ameliyat sahnesi vardı. En iyi cerrahların bile seneler süren deneyimin ardından yaptığı lobektomi (akciğerin bir kısmını veya tamamını çıkarma) operasyonunu ekibin tarifle gayet iyi yapması ve komplikasyon konusunda ilk sırada yer alan ameliyatı başarıyla tamamlaması ilginçti.

Üstelik Nairobi’nin hastane şartlarında 30-45 günde iyileşebilen bu operasyonda solunum desteğinden birkaç günde çıkarak kalkıp gezmesi ayrıca enteresandı.

Alba Flores La Casa de Papel

Gandia kimdir?: Dizinin 4. sezonunda nefret odağı olan, 40 yaşındaki İspanyol aktör José Manuel Poga, La Casa de Papel sayesinde dünyaca tanındı.

Daha önce The Plague ve Giants gibi İspanya’da bilinen dizilerde boy gösteren Poga, şu günlerde şöhretin doruğunda. Aktör, Gandia karakterinin zayıflıkları olduğunu dile getirerek, “Bu zayıflıklar da onu savunmasız kıldı” diyor.

La Casa de Papel Gandia

-Rio ve işkencecisi Osman: Uluslararası kamuoyunda olmasa da bizde en çok konuşulan sekanslar, Rio karakterine yapılan işkencenin ifşa edildiği kısımlardı.

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan Rio’nun çölde diri diri gömüldüğü ve sistematik işkenceye maruz kaldığı ortaya çıktı. Cezayir’de bu işkenceyi yapanların başında ise Osman isimli bir Türk vardı.

La Casa de Papel OsmanBunun üzerine Türk seyircisinden yükselen sesler oldu. Bir işkencecinin Türk çıkması üzerine dizi yapımcılarına ateş püskürüldü.

Açıkçası, eğer bu kişi bir Rus veya Meksikalı olsa aldırmayacaktık. Zira bugüne kadar bir çok dizide bu tip rollerde Ruslar’ı izledik, ancak onlardan böyle tepki gelmiyor. Uyuşturucu satıcıları Meksikalı, insan kaçakçıları Kolombiyalı, mafya üyeleri İtalyan çıkabiliyor. Onlar buna alıştı sanırım, biz rahatsız oluyoruz.

La Casa de Papel Osman

-Peki kim bu Osman?: Dizide Osman rolünü 29 yaşındaki Oğulcan Güzeller canlandırdı. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki eğitimine İspanya Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi’nde devam eden Güzeller, La Que Se Avecina isimli İspanyol dizisinde de rol almıştı.

La Casa de Papel-Son iki bölümde yükselen tempo: Dizinin özellikle son iki bölümünde tempo giderek yükseldi, son bölüm ise bizim alıştığımız La Casa de Papel tadına ve Profesör’ün zekice hamleleriyle karşı tarafı mat ettiği sekanslara sahne oldu.

Böylece düşen tempo, sonlarda toparlandı, insan hakları ve sosyal mesajlarla dolu son bölüm ise dizinin notunu artırdı.

La Casa de Papel

-Şah Mat: La Casa de Papel çetesinin Profesör’ün zekice planı sayesinde soygunun son aşamasına geçtiği, Lizbon’un özgür kaldığı ve Gandia’nın nihayet hak ettiği sonu bulduğu sekansın ardından polis şefi Alicia, iz sürerek Profesör’ü sığınağında yakaladı.

Dizi, Alicia’nın “Şah mat” dediği sahneyle son bulurken, arkasında da pek çok soru işareti bıraktı.

La Casa de Papel

Netice itibarıyla La Casa de Papel 4. kısım, güçlü feminist mesajların olduğu, insan hakları ihlallerine tepki gösterilen, LGBTQ alt metinler verilen, bazı karakterlerin dönüştüğü, ancak Zor Ölüm serisine ve baş karakterine fazla benzeyen bir karakter üzerine kurulu sahnelerin aşırı derecede uzadığı, kimi mantık hatalarının bulunduğu, son iki bölüm haricinde temponun biraz düşük olduğu, ancak yine de ortalamanın üzerinde seyirlik sunan bir sezondu.

La Casa de Papel Rio

İşin kötüsü, Corona krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri de sinema olduğundan dizinin 5. kısım onayı alması veya alıp alamayacağını uzun süre öğrenemeyeceğiz. Ama devamının geleceği konusunda ben yine de umutlanmak istiyorum. Özellikle de Alicia/Profesör arasındaki kedi-fare oyunu kritik bir noktaya gelmişken…

Yeni sezonlarda görüşmek umuduyla.

La Casa de Papel

5 Yorumlar: "La Casa de Papel: 4. Kısım bize neler anlattı"

  • comment-avatar
    Ayşe Erbulak 6 Nisan 2020 (22:20)

    Çok tatlı, çok objektif yazmışsın. Lakin bana göre gereksiz bir uzatma olmuş. Sürekli flasback’ler, Rio’nun Gandia’yı kaçırması, aniden panik odası filan bana zorlama geldi. Ama seyrettik mi? Seyrettik. ellerine sağlık

    • comment-avatar
      sinekaf 6 Nisan 2020 (23:04)

      Döne döne aynı şeyler yaşanıp durdu Gandia’nın olduğu bölümlerde. Tamam evet bir ya da iki bölüm yaşanabilir bu kovalamaca ama yerli diziler gibi uzatılmaktan tadı kaçtı bence de. Çok teşekkürler hocam

  • comment-avatar
    Devlet kul 7 Nisan 2020 (23:08)

    Bence 5. Kısımda alicia ekibe katılacak çünki başka çıkar yolu yok. Tüm hükümeti suçladı birçok suç işledi kurtuluşu ekibe katılmak.

  • comment-avatar
    Yusuf DUMLUPINAR 17 Mayıs 2020 (15:00)

    Bir katkı: Köpeğinin ismi Türkçe “Pamuk” ….. demişsiniz. Bir Sırp veya Hırvat niçin Türkce isim versin 🙂 Düzeltelim: Sırpça ve Hırvatça’da ya da eski resmi ismiyle Sırp-Hırvatça’da pamuk Türkçe pamuk demektir. Saygılar.

    • comment-avatar
      sinekaf 17 Mayıs 2020 (20:30)

      Teşekkürler, doğru

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

""