Black Mirror: Karanlık dizi ne dersler verdi?

Burcu B. Bilgin

Ekranların eleştirel aynası Black Mirror, 3. sezonuyla aramıza döndü ve yine sistemi eleştiri bombardımanına tuttu. 2011 yılında ağırlıklı olarak teknoloji ve televizyon dünyasını eleştirdiği 3 bölümle başlayan İngiliz menşeli dizi, son yılların en çok konuşulan yapımları arasında yer alıyor.

Bilim kurgu, aksiyon ile dramı bir potada eriten ve birbirinden bağımsız, farklı konuları olan dizi, sistemi hicvederek yerden yere vurmasıyla da tanınıyor. ”Kara ayna” anlamına gelen Black Mirror, ”distopyanın (karanlık gelecek tasvir eden hayal, anti ütopya) dibi” denilebilecek bir yapım.

Yeni ekrana gelen 3. sezonunda da büyük ilgi gören ve imdb puanı 8.8 olan dizinin yayın haklarını Netflix satın aldı. Böylece de yeni sezonu 3 değil 6 bölüm olarak yayınlandı. Peki, Black Mirror şimdiye kadar izleyiciye karanlık hikayeleriyle ne dersler verdi?

 

 

1- Medyanın çirkin saltanatı: Black Mirror, 2011 yılında izleyicinin karşısına çıktığı ilk bölümüyle ortalığı birbirine kattı. Ulusal Marş/National Anthem isimli bölümünde ”hayali” İngiltere Prensesi Susannah’nın kaçırılmasıyla başlayan olaylar dizisi ibretlikti.

Prensesi kaçıranların hazırladığı videoda Başbakan’dan iğrenç bir talepte bulunuluyordu. Halk buna güya tepki gösteriyormuş gibi görünerek aslında büyük ilgi duydu ve video viral olarak yayıldı. Başbakan’ı acayip bir eyleme itecek ölçüye varan sosyal medyanın gücünün nelere mal olabileceğini konu alan öyküsüyle Black Mirror, politikacılara da yumruğunu sert vurdu. Bölümün iki tanıdık siması Penny Dreadful dizisinde John Clare’i canlandıran Rory Kinnear ile Dowton Abbey dizisinin Tom Branson’ı Allen Leech idi.

 

Black Mirror

 

2- Televizyon yarışmalarının yarattığı dünya: Üçüncü sezonda izlediğim iki vurucu bölüme kadar favorim Fifteen Million Merits/15 Milyonluk Mükafat adlı bu bölümdü. Yaratılan distopik ortamda insanlar, bir spor salonunda sürekli pedal çevirip televizyon izlerken, kazanılan puanlarla da yarışma programlarına katılma şansı elde ediliyordu.

Gün boyu televizyon seyretmek zorunda kalan toplum, reklamları izlemezse cezaya çarptırılıp puanları silinirken, bu sisteme dahil olan iki genç de kendilerini televizyon yarışmalarının ”köle ortamında” buldu. Ayrıca bu bölümde yarışma ve koşu bantlarında bir ömür geçiren insanlar metaforuyla da herkesin yarıştığı, bir dakika durmadan koşuşturduğu günümüz dünyası da tasvir edildi.

 

Black Mirror

 

3-Teknolojinin karanlık yüzü: Öyle bir hayat düşünün ki bütün bütün yaşadıklarınızı istediğiniz zaman hem siz, hem de başkaları izleyebiliyor. Başka bir deyişle hafıza kartınız var ve bir düğmeye bastığınızda yaşadıklarınızı görebiliyor, gösterebiliyorsunuz. Yani kimseden hiçbir şeyi saklama şansınız olmuyor. Silmediğiniz takdirde… Yani siz bir bilgisayarsınız.

Senin Bütün Geçmişin/The Entire History of You böyle bir karanlık tabloyu gözler önüne seriyor. Herkesin her ayrıntıyı birbirinin gözü önünde yaşadığı bu distopik hikayede teknoloji neticede bir çiftin özel hayatını tehdit etmeye kadar dayanıyor. Yani teknolojinin azı karar, çoğu tamamen zarar…

 

Black Mirror

 

Yine teknolojinin karanlık yüzünü işleyen bir başka bölüm de 2. sezonun başında izleyici karşısına çıktı. Döneceğim/Be Right Back adlı bölümde eşini kaybeden bir kadının bir robotla yaşadıkları işleniyor. İleri teknolojinin bir gün insanların tüm sorunlarına çare aramaya çalışacağı savından hareket edilen bölümün çarpıcı sonu ise bu arayışların ne kadar başarıya ulaşabileceğinin yanıtı gibi…

 

Black Mirror

 

4-Toplumun kendi adaletini kendi sağlama isteği: Beyaz Ayı/White Bear isimli 2. sezonun 2. bölümünde herkesin ellerinde cep telefonlarıyla avını kovalayan avcıları fotoğrafladığı ve kimsenin bir şey hatırlamadığı distopik bir gelecek tasvir edildi.

Eli tüfekli avcıdan kurtulmaya çalışan ve hiçbir şey hatırlamayan kadının hikayesinde toplumun kendi adaletini sağlama ve suçluyu kendi elleriyle cezalandırma isteği işlendi. Her toplumun içinde böyle bir güdü olduğu vurgulanırken, diğer taraftan da herkes ne suç işliyorsa benzeri başına gelir mesajı da vardı bu bölümde…

 

Black Mirror

 

5-Bu politikacıyı tanıyabilecek misiniz?: Politikanın kirli yüzünü ve siyasetçilerin zaman zaman şarlatanlığa kadar uzanan entrikalarını konu alan bölüm aslında 25 Şubat 2013 tarihinde ekrana gelse de sanki bir kehanet gerçekleşti. Waldo Zamanı/The Waldo Moment isimli bölümde canlı olarak yayınlanan bir programda film karakteri ayı Ted gibi ağzı bozuk olan Waldo’nun bir politikacıyla tartıştıktan sonra ”parlak bir fikirle” milletvekili seçimine sokulmasının öyküsü anlatıldı.

Onu yöneten ve konuşturan Jamie’nin kimliğinde kampanya yürüten çizgi karakter ayı Waldo, küfürlü, dayanaksız, sadece rakiplerine saldırmak ibaret, alaycı ve içi boş kampanyasına rağmen giderek yükseldi. ABD seçimlerine katılan Donald Trump’ı anımsatan Waldo’nun kimliğinde kirli politikacılar eleştirildi.

 

Black Mirror

 

6-Ya Instagram gibi yaşasaydık?: Dizinin 3. sezonu yine bir sosyal medya ve metaforik olarak 21. yüzyıl yaşamı eleştirisiydi. Ani Düşüş/Nosedive adlı bu bölümde de herkesin birbirine Instagram, Facebook, Twitter gibi, ancak bu kez gerçek hayatta puanlar verdiği distopik bir ortamda hayat standardını yükseltmek için yüksek puan peşinde koşan Lacie’nin hikayesi işlendi.

Ünlü İngiliz aktör James Norton’ın da kısa bir rol aldığı bölümde, kahvenin yanına kurabiye koyarak fotoğraflar çeken, hayatını bir peri masalıymış gibi pazarlayan, sosyal medyada gününü geçiren Instagram insanlarının kimliğinde 21. yüzyıl insanına eleştiri okları yöneltildi.

 

Black Mirror

 

7-Gerçekleşen kehanet: Oyun Testi/Playtest ise psikoloji dersi kıvamında bir bölümdü. Londra’da iş yapan büyük bir Japon şirketinin geliştirmeye çalıştığı bir oyunu bireyler üzerinde artırılmış gerçeklik teknolojisi ile test etmesinin konu edildiği bölüm, bireyin bilinçaltındaki gizli kalmış korkularının yaşamını nasıl tehdit ettiğini konu alıyordu. Psikolojideki ”gerçekleşen kehanet” öğesine vurgu yapan bölüm, ayrıca sezonun korku ve gerilim dozu en yüksek dakikalarına sahne oldu.

 

Black Mirror

 

8-Sanal alem ne kadar güvenli?: Birkaç ayrıntı dışında aslında bilim kurgu öyküsü değil her an herkesin yaşayabileceği bir olaylar dizisini konu alan Kapa Çeneni ve Dans Et/Shut up and Dance isimli bölüm ise sanal alemin ne kadar güvenli olduğunu sorguluyor.

Küçük bir restoranda garson olan Kenny’nin günün birinde aldığı tehdit dolu bir e-postadan sonra kabusa dönen yaşamını işleyen bölümde, Game of Thrones dizisinde Bronn rolüyle tanıdığımız Jerome Flynn de rol alıyor. Siber korsanlık ve hackerların karanlık dünyasını aktaran bölümün sonu ise gerçekten çok çarpıcı.

 

Black Mirror

 

9-Cennet aslında nerede?: San Junipero adlı bölüm ise Black Mirror dizisi içinde farklı bir konuma sahip. İlk defa ruhani dünyaya, üçüncü boyuta ve maneviyata ilişkin bir konu işlenirken, aynı zamanda iyimser havasıyla distopya olmaktan da çok uzak bir bölüm San Junipero.

İzleyiciyi mutlu eden bir atmosferi olan bu bölümün sonu da gülümsetiyor. Bu bölümün LGBT’ye bir demet çiçek sunduğunu da eklemek lazım.

 

Black Mirror

 

10-Savaş kanatır: Black Mirror dizisinin 5. bölümü ise alt metinleri çok zengin, akılda kalıcı ve çok başarılı bir kurguya sahipti. Ateşe Karşı Çıkan Adamlar/Men Against Fire isimli bu bölümde savaşın verdiği acılar, savaşan askerin psikolojisi, askerin savaşmak için nasıl motive edildiği, halkların birbirine nasıl düşman edildiği, ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarının nelere mal olduğunu ve savaşlar yüzünden insanlığın nasıl yok edildiği anlatılıyor.

Er Stripe rolündeki Malachi Kirby’nin üstün oyun gücüyle taçlanan ve bence sezonun en başarılı bölümü olan Men Against Fire, barışın değerini yeniden anımsattı.

 

Black mirror

 

11-Sosyal medyada linç: Dizinin 3. sezonunun 6. ve son bölümü ise aksiyon ve polisiyenin bilim kurgu ile iç içe geçtiği bir bölüm. Sosyal medyada linci konu alan bölüm, aynı zamanda başından sonuna kadar sürükleyici bir polisiye öykü.

Black Mirror hikayelerinin genelinden farklı olarak olayın failini bulmaya ilişkin bir konuyu barındıran bu bölüm, 1.5 saat sürmesi açısından ortalama 45’er dakika olan diğer bölümlerden daha uzundu. Marco Polo dizisinde Kubilay Han olarak izlediğimiz Benedict Wong da bu bölümün başrol oyuncuları arasında yer alıyor.

 

Black Mirror

 

Neticede yine tokat gibi çarpan bir sezona imza atan Black Mirror dizisi, alt metinleri, metaforları, farklı kurgusu ve mesajlarıyla sona erdi. 4. sezon için de onay alan Black Mirror’ın yeni sezonunda buluşmak üzere…

 

Black Mirror

1 Yorum: "Black Mirror: Karanlık dizi ne dersler verdi?"

  • comment-avatar
    zeynep 27 Ekim 2016 (09:19)

    Evet çok ilgi çekici. En kısa sürede izleyeceğim. Teşekkürler.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

""