Manevi Değer: Babalar ve Kızları

Burcu B. Bilgin

(9.0/10)

Cannes Jüri Büyük Ödülü ve “En İyi Yabancı Dilde Film” dalında Oscar kazanan Manevi Değer/Sentimental Value, son yılların üzerinde en çok konuşulan filmleri arasında en üst sıralarda yer alıyor.

Festivaller ve sinema salonlarının ardından şu günlerde MUBI’de gösterime giren filmi izleyip sizler için değerlendirdim:

Fragmanı Youtube’da izlemek için linke tıklayın

Manevi Değer

Dünyanın En Kötü İnsanı/The Worst Person in the World isimli 2021 yapımı filmle dikkatleri üzerine çeken Norveçli yönetmen Joachim Trier’in imzasını taşıyan film, yönetmenin yedinci uzun metrajlı filmi.

Bu arada merak edenler için küçük bir not: Joachim Trier ile ünlü yönetmen Lars von Trier arasında bir bağ var ama uzaktan akrabalık düzeyinde.Manevi Değer

Dünyanın En Kötü İnsanı filminde de Trier ile çalışan Renate Reinsve, kuzeyin ünlü aktörler ailesinin babası Stellan Skarsgård ve Inga Ibsdotter Lilleaas, Manevi Değer’in üç başrolünü paylaşıyor.

Filmin diğer oyuncuları Elle Fanning, Anders Daniels Lie, Jesper Christensen, Lena Endre, Andreas Stoltenberg Granerud, Øyvind Hesjedal Loven, Lars Väringer ve Vilde Søyland.

Dünyanın En Kötü İnsanı

Film, dış anlatıcının sesinden Nora (Renate Reinsve) ve Agnes Borg (Inga Ibsdotter Lilleaas) kardeşlerin, kırmızı boyalı, ahşap evlerinde geçirdikleri mutlu çocukluk günlerinin anlatımıyla başlıyor.

Bu esnada aslında filmin ana mekanı, hatta başrol oyuncusu olan evle tanışıyoruz. Yirminci yüzyıl başında korkunç trajedilerden mutlu anlara, eğlenceli partilerden büyük kavgalara kadar her şeye sahne olmuş bu ev, hem yıllara meydan okuyan varoluşuyla, hem de metaforik olarak üstlendiği rolle karşımıza çıkıyor.

Film içerisinde evin her metrekaresini başarıyla kullanan Trier, üç katlı gotik yapının duvarındaki çatlakla aile içindeki çatlakları, ahşap merdivenleriyle çocukların neşeli koşuşturmalarını, fotoğraflarla hüznü, kırmızı vazoyla filme ismini veren manevi değerleri, pencereleriyle çocukların umutsuz bekleyişlerini perdeye yansıtıyor.

Hem hüznün hem de mutluluğun sembolü olan ev, kendisine yıllar sonra gelen Gustav’ı (Stellan Skarsgård) bir misafir gibi ağırlıyor. Uzak geçirdiği senelerin ardından farklı sebeple dönen Gustav, hiçbir şeyi bıraktığı gibi bulamıyor. Zaten filmde defalarca ifade edildiği üzere “baba gidince ev hafifliyor” ve dönüşüyle de ağırlaşıyor.

Eşiyle yaşadığı büyük kavgaların ardından evliliğini bitiren, ancak bağını sadece karısıyla değil kızlarıyla da koparan Gustav, aradan geçen yılların kızlarının onunla olan bağlarını nasıl zayıflattığını fark etmeye başlıyor.

Artık 70’li yaşlarını süren ve daha Agnes çocukken çektiği filmden beri, yani tam 15 yıl yeni bir uzun metrajlı filme imza atmayan yönetmen Gustav, hem aile bağlarını yeniden kurmayı, hem de bu filmi yapmayı hedefliyor. Ancak her iki planı da istediği gibi gitmiyor.

Manevi Değer

Projeksiyonu ilk olarak ailenin büyük kızına, yani Nora Borg’a çevirecek olursak, iki kızdan babalarının yol açtığı travmayı yoğun ve göz önünde yaşayanın o olduğunu görüyoruz.

Her sahneye çıkışı öncesinde büyük panik ataklar geçiren Nora’nın öfkesi, babasının yokluğu, annesinin depresyonu ve pasifliğiyle yıllar içinde koca bir yumağa dönüşmüş, bir öfke yumağına…

Manevi Değer

Zaten işi dışında da her şeyin Nora için güllük gülistanlık gittiğini söyleyemeyiz. Kaygılı Nora, hayatına tam da babasına benzer, yani bir türlü sağlıklı bağlanamayan bir erkeği alıyor.

Sadece kızkardeşi Agnes ve yeğeni Erik (Øyvind Hesjedal Loven) ile bağları sağlam olan Nora, aslında duvarında derin bir çatlak olan evlerine benziyor.

Manevi Değer

Nora’nın seçtiği meslek bile babası ile arasında kalın bir duvar örmeye yetiyor. Her fırsatta tiyatrodan sıkıldığını vurgulayan Gustav, kızının rol aldığı diziyi de eleştiriyor. “Sorun sen değilsin, sen iyi oynuyorsun,” diye savunma yapmaya çalışsa da aslında diziyi de hiç izlemediği ortaya çıkıyor.

“Bir oyuncuyla asla evlenmezdim,” diyerek Nora’yı iğnelediği tartışmada kızı da dayanamayarak ekliyor: “Ama yatmakta sakınca görmezsin.” Baba ihmalinin çocuklarda yarattığı yarayı bu sekansta tüm çıplaklığıyla izliyoruz.

Manevi Değer

Ailenin en küçük ferdi Agnes ise aile kurmuş, kariyerini şov dünyasından uzağa yönlendirmiş, her şeyi kararında yaşayan, pozitif biri izlenimi veriyor.

Ancak bu görünüş de yanıltıcı. Zira asıl Agnes’in içinde bir türlü patlayamayan bir volkan var. Babasına öfkesini bir türlü dışarı vuramayan Agnes, yıllarca içine attıklarıyla biriken bir tortusuyla yaşıyor.

Manevi Değer

Yönetmen Joachim Trier, iki kızkardeşin bakış açısındaki tezatı Nora’nın sahnelerini karanlık, Agnes’in sahnelerini ise aydınlık tonlarda çekerek vurguluyor.

Filmin bütün bunları yaparken ise çok dramatik bir tonu yok. Zaman zaman devreye giren dış anlatıcının da katkısıyla aslında adeta bize bir Norveç masalı anlatıyor, kara mizah ve dramın iç içe geçtiği bir ailenin masalını…

Manevi Değer

Aslında ailenin travması, çok daha uzun yıllar öncesine dayanıyor. “Hiçbir şey gölgelerden güzel olamaz,” diyen Gustav’ın gölgelere sığınmasının ardında da büyük bir trajedi var.

Gustav’ın annesi Karin Irgens’in (Borg) Norveç’in Nazi işgaline uğradığı yıllarda yaşadıkları, arkasından geçen yıllarda bir hayat, bir aile kursa da bir drama neden oluyor ve yine ev de bunun en büyük tanığı.

Manevi Değer

Bu olaydan sonra kırmızı ev, teyze Edith ve arkadaşlarının eğlenceli ve gürültülü partilerine sahne oluyor. Gustav, aynı kızları gibi pencerenin önünde günlerini geçirirken evde ise hüznü boğmaya çalışan bir neşe hakim.

Dolayısıyla Agnes’e ablası Nora, Gustav’a teyzesi Edith annelik ediyor. Yani ailede kuşaklar boyu hem anne, hem de baba sorunları hakim.

Manevi Değer

Manevi Değer’in diğer yüzünde ise kızlarının boşluğunu doldurmaya çabalayan yönetmen Gustav Borg’un yaşadıklarını seyrediyoruz.

Filmi için ailesinden beklediği desteği bulamayan Gustav, Amerikalı bir oyuncu olan Rachel Kemp’e (Elle Fanning) yöneliyor. Gustav, kızı yerine koyduğu Kemp ile film galalarında boy gösteriyor, uzun sohbetler yapıyor.

Manevi Değer

Kendini ilginç bir aile dramının ve bu ailenin travmasının içinde bulan Rachel ise ne yapacağını bilemez bir hale geliyor.

Gustav, kızı Nora’ya “Öfkeli birini sevmek zor,” derken aslında onu kendisinin bile fark etmediği kadar çok seviyor. Bu hikayenin hangi yönüne bakarsak bakalım ilişkilerde çözümsüzlük görüyoruz.

Manevi Değer

Filmin, geçmişe gidiş gelişlerle de desteklenen minimalist anlatımı izleyiciyi parçalı kurguya rağmen yormuyor. Çünkü Manevi Değer’in bir şeyleri çok hızlı ve detaylı anlatmak gibi bir derdi yok. Bazen konuya dalıyor, bazen ipucu verip geçiyor.

Zaten çoğu zaman da anlatmıyor, gösteriyor ve gösterdiği tek bir kare sayfalarca söze bedel oluyor. Bu bazen duvardaki bir çatlak, bazen tek başına gezinen bir kişi, bazen kapanan bir kapı oluyor.

Manevi Değer

Filmin ikinci dramatik dönüm noktasına rastgelen ani bir olay, ailenin hayatında yeni bir sayfanın açılmasına sebep oluyor. Joachim Trier, bu geçişi sert tondan değil çok yumuşak bir tondan görüyor ve yine beyaz renklerle seyirciyi kucaklıyor.

Kızları ile baba Gustav’ın birbirine dönüştüğünü gösteren, görüntülerin birbirine geçtiği sahne ise Trier’in yönetmenlik becerisindeki üst dereceyi gözler önüne seren müthiş bir an.

Manevi Değer

Final sekansında herkes kadar bir yüzyıla tanıklık etmiş evin de dönüşmesiyle Manevi Değer, bu şekilde izleyicisini uğurluyor.

İki saatin üzerindeki bu yolculukla seyirci belki kendi hayatıyla bağ kuruyor, belki de pişmanlıklarını, öfkesini, üzüntülerini, sevinçlerini gözden geçiriyor. Film, sadece bir öykü anlatmıyor izleyiciye ayna da tutuyor aynı zamanda…

Manevi Değer

Manevi Değer, üç başrol oyuncusunun başarılı performanslarıyla taçlanıyor. “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında Norveç’in bu daldaki ilk Altın Küre’sini getiren Stellan Skarsgård, vurgulu oyunculuğuyla Renate Reinsve, duru performansıyla Lilleaas ve filme çok şey katan Elle Fanning ayrı ayrı parlıyor.

“Sinema bir yönetmen sanatıdır,” sözünü bir kez daha hatırlatan Manevi Değer, Joachim Trier’in başyapıtı niteliğinde.  Hayatın sıradan öykülerle değer kazandığını bilen herkese tavsiye ederim.

Manevi Değer

2 Yorumlar: "Manevi Değer: Babalar ve Kızları"

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.